Ülkemizin İlk Astronomi Bölümü İÜ’de Kuruldu

0

AJANS ÜNİVERSİTE-Burcu GÜLER

Fotoğraf – Ozan ÖZEN

1933 Üniversite Reformu ile İstanbul Üniversitesi’nde kurulan Astronomi Enstitüsü, Zeynep Hanım Konağı’nda bulunan Fen Fakültesi’nde faaliyete geçti. İÜ Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. M. Türker Özkan, “1920’li yılların sonuna doğru Almanya’yı terk etmek zorunda kalan bilim adamları, Atatürk’ün daveti üzerine enstitüye geldiler. 1933 yılında Berlin Postdam Astrofizik Gözlemevi’nden gelen Prof. Dr. E. F. Freundlich, Astronomi Enstitüsü müdürü görevine getirildi.” diyerek, Atatürk’ün yönergesiyle gerçekleştirilen Üniversite Reformu’nun ve enstitünün kurulma önceliğinin ileri görüşlülük olduğunu ifade etti.

1934 yılında, Doç. Dr. Nüzhet Zihni Toydemir Gökdoğan’ın Astronomi Enstitüsü’ün ilk elemanı olduğunu; daha sonra Dr. Tevfik Okyay Kabakçıoğlu’nun asistanlığa atandığını; Paris Pişmiş’in ise ücretli kadroya alındığını belirten Prof. Dr. Özkan, önce 1938 yılında Prof. Dr. Hans Rosenberg’in, ardından da 1940 yılında, enstitü için önemli birisi olduğunu vurguladığı Dr. Wolfgang Gleissberg’in, Astronomi Enstitüsü’nde müdürlük yaptıklarını söyledi. 1960 yılına kadar yabancı hocaların müdürlük yaptıkları Astronomi Enstitüsü’nde, bundan sonraki dönemde bu önemli göreve Türk hocalar getirildi. Astonomi Enstitüsü’ne müdür olan ilk Türk hoca ise Prof. Dr. Toydemir’di.

Müslüman topluluklarda astronomi alanında başlayan önemli gelişmelerin Osmanlı Devleti döneminde devam ettiğine dikkat çeken; 1575 yılında Tophane’de kurulan İstanbul Gözlemevi’nin yanlış yönlendirmeler neticesinde yıkıldığını belirten Prof. Dr. Özkan, bu tür olayların gelişmeye ket vurduğunun altını çizdi. Sözlerine devamla, Astronomi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Freundlich’in isteği üzerine 1935 yılında Türkiye’nin ilk modern astronomi gözlemevinin çalışmalarına başlandığını hatırlatan Prof. Dr. Özkan, “Çalışmalar sırasında İÜ Fen Fakültesi Gözlemevi’ne kubbe yapılması ve teleskop temin edilmesi, Cumhurbaşkanı olarak Atatürk’ün imzasının bulunduğu Bakanlar Kurulu kararı ile oldu.” dedi. Gözlemevi’nin 1936 yılında açıldığını söyleyen, burada yapılan çalışmalardan söz eden Prof. Dr. Özkan, her gün güneşi gözlemlediklerini, bir patlama ya da değişiklik olduğunda bu görüntüleri bilgisayara kaydettiklerini, bölümdeki hocaların da bilimsel çalışmalarında bu gözlemlerden yararlandıklarını sözlerine ekledi.

DSC_0024

DSC_0943

İlk yapılan ile şimdiki Gözlemevi arasında fark olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, “Yerleşke olarak şehir merkezinde kaldık. Hava ve ışık kirliliği var. Sadece gündüz değil gece gözlemi de yapıyoruz. Kirlilik arttığı için çok iyi gözlem yapamaz hâle geldik. Bu nedenle BAP’a bir proje sunduk ve bu proje çerçevesinde 60 cm çaplı yeni bir teleskop aldık. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile bir protokol yaparak teleskopu, onların gözlemevinin de bulunduğu, hava ve ışık kirliliğinin çok yoğun olmadığı bir alana kurduk. Böylece gece gözlemlerimizi daha iyi yapabilir duruma geldik.” dedi.

Astronomi Enstitüsü, 1937 yılında, İÜ Beyazıt Yerleşkesi’nde bugün bulunduğu noktaya taşındı. 1958 yılından sonraki dönemde, artan ihtiyaçların karşılanabilmesi maksadıyla ek binalar yapıldı, ardından Astronomi Enstitüsü 1982 yılında “Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü” adını aldı. 1950’li ve 1960’lı yıllarda inşa edilenler zamanla bir hayli eskidi.

Prof. Dr. Özkan, 2010 yılında, İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ve İÜ Rektör Danışmanı ve o sırada İÜ Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı da olan Prof. Dr. Oğuz Çetinkale ile gerçekleştirdikleri temaslar neticesinde, mevcut binanın yıkılıp yeniden inşa edilmesine karar verdiklerini, böylece her bakımdan modern ve kullanışlı bir mekâna kavuştuklarını, ayrıca yeni uygulama alanları açtıklarını ifade etti.

Yeni yapılan binada, İstanbul Üniversitesi Gözlemevi dışında öğrencilerin uygulama yapabilecekleri Uygulama Gözlemevi de bulunuyor. 40 cm çaplı teleskop koyulan gözlemevinde, öğrenciler gözlemlerini amatör anlamda gerçekleştirebiliyorlar. İÜ Astronomi Bölümü müdürlerinden Ord. Prof. Dr. Gleissberg’in adını yaşatmak için oluşturulan “Gleissberg Astronomi İhtisas Müzesi” ise düzenleme aşamasında. Bölümde ayrıca “Planetaryum” yani gezegen evi de yapıldı. Gece gözlemlerinin rahat gerçekleştirilebildiği ışık seviyesine sahip bulunan bu mekânda, bilgisayar ve projeksiyon makinesi sayesinde gökyüzüyle ilgili görüntüler tavana yansıtılıyor. Böylece öğrenciler burada gece gözlemi yapabiliyor ve cisimleri tanıma imkânı buluyorlar. Projenin güzel ve anlamlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özkan, gezegen evinin henüz hazır olmadığını söyledi.

 

Share.

About Author

Comments are closed.