“Türkçe Dili, Geniş ve Gizemli Bir Alana Sahip”

0

AJANS ÜNİVERSİTE – Ege ÖZTOKAT, Devrim ÇIRPAN

Dört kez yurtdışında düzenlenen Uluslararası Semiyotik Konferansı’nın beşincisi ülkemizde İstanbul Üniversitesi’nde düzenlendi. Konferansta Kültürel Mirasın Semiyotiği projesi ile Prof. Dr. Solomon Marcus’un doksanıncı yaşı kutlandı. Konferansın onur konuğu Prof. Dr. Marcus, “Kültürel Miras: Tuzaklar ve Dramatik Seçenekler” başlıklı bir konferans verdi. Konferans sonrası Prof. Dr. Marcus, semiyotiğe olan ilgisini, Türk kültürüne bakış açısını anlattı ve konferansı değerlendirdi.

Semiyotiğe olan ilgisinin ana kaynağının dillere merakından dolayı geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Marcus, İngilizce ve Almanca sayesinde Roman dilleriyle yakınlaştığını, ana dilinin de Rumence olmasının bu noktada etkili olduğunu ifade etti. Batı dergilerindeki çeviriler dâhil olmak üzere lengüistik makaleleri anlayacak kadar Rusça öğrendiğini anlatan Prof. Dr. Marcus şunları kaydetti:

“Türkçe dili benim için geniş bir gizem alanı olarak kaldı. Birçok Rumence kelimenin Türkçe’den geldiğini biliyordum ve bu yeni kelimeleri hala öğrenmekteyim. Burada İstanbul’da etrafıma büyük bir merakla bakıyorum. Dün küçük değişiklikler dışında Rumence’de de olan gar, garaj ve sigara kelimelerini öğrendim. Türkçe diline olan ilgim etimoloji seviyesinde kalmıyor. Yapısını anlamak istiyorum.”

1967 tarihli “Cebirsel Dilbilim” (Algebraic Linguistics, Academic Press, New York) kitabında da Türkçe’nin gerileyen (zarflardan önce sıfatlar, onlar da isimlerden önce geliyor) sözdizimsel doğasına dikkat çektiğini vurgulayan Prof. Dr. Marcus, Türk dilinin aksanlar sistemine çok dikkat ettiğini, onu diğer dillerdeki aksanlarla karşılaştırmaya başladığını belirtti ve bir sözcüğün, yazılışı ve okunuşu arasındaki farkın ne kadar büyük olduğunu anlamaya çalıştığını söyledi.

DSC_0692

Çeşitlilik ve Disiplinler Ötesilik

Doksanıncı yaşını İstanbul’da kutlamanın kendisi için çok zengin bir anlamı olduğunu aktaran Prof. Dr. Marcus, “Benim dürtüm, her zaman her tür sınırları yıkmaktı; coğrafi, tarihi, zihinsel, kültürel, ulusal, bilimsel ve insan hayatının ve günümüzün küresel durumunun özüne, çekirdeğine ulaşmak olmuştu. Burada fırsatlar ve tehlikeler eşit derecede güçlü” dedi.

İstanbul Üniversitesi’nin günümüz dünyasının çeşitliliğine olan açıklığını takdir ettiğini belirten Prof. Dr. Marcus, bu kongrede Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarından gelen yeni insanlarla tanıştığını söyledi. Semiyotiğin kendisi için disiplinler ötesi bir araç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Marcus sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Gösterge süreçlerinin şemsiyesi altında altyapıları sizinkinden farklı olan insanlarla iletişim kurabiliyorsunuz. Bu yüzden, doğum günümün İÜ’de kutlanıyor olmasından dolayı gurur duyuyorum. Benim semiyotik yüzümü matematiksel yüzümden ayırmamak gerekir, dilbilim yüzüm, bilgisayar mühendisi yüzüm, edebi yüzüm, felsefi yüzüm, hepsi organik bir birlik oluşturuyorlar, her biri diğerleriyle yoğun bir etkileşim içinde bulunuyor.”

Kültürel Miras: Tuzaklar ve Dramatik Seçenekler

“Kültürel Miras: Tuzaklar ve Dramatik Seçenekler” başlıklı konferansına da değinen ve Prof. Dr. Eero Tarasti tarafından sunulan meydan okumanın çok ilhamlı olduğunu anlatan Prof. Dr. Marcus, “Konuşmamın anahtar kelimeleri ‘Tuzak’ ve ‘Dramatik Seçenekler’di. Aldığım geri bildirimler beklentilerimi doğruladı. Ancak diğer bildirilerden de öğreneceğim çok şey vardı, özellikle Avrupa dışındaki kültürlerle ilgilenenlerden. Sorun her yazarın geçmişten belli kültürel sınır taşlarına ait olması, bu yüzden seçici, eleştirel tutumlar için küçük bir alan kalıyor. Çünkü kültür mirasını ona denk gelen bir eleme sürecinden geçirmeden arttıramayız” diye konuştu.

Gelecek nesillere kültür mirasını bizim bakış açımızdan algılamaya zorlayamayacakları noktasına dikkat çeken Prof. Dr. Marcus, bu konunun bugün lise ve üniversite öğrencileriyle tartışılması gerektiğini ve eğitim sürecinin bu tartışmanın sonucunda şekilleneceğini dile getirdi.

İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Semiyotik Konferansı’nda çok şey öğrendiğinin altını çizen Prof. Dr. Marcus, “Konferansta beni etkileyen konular oldu.Örnek olarak ‘Saray Yaşamından Kesitler, İstanbul’daki Kültür Mirası, Rus Karelyası’ndan Sütunlar, Eski Ahit Peygamberlerinin İkonografisi’ başlıklarını söyleyebilirim” dedi.

Bu pozitif takdiriyle birlikte bir problemi de dile getiren Prof. Dr. Marcus, gelecekte küresel, holistik ve birleştirici açılara daha çok dikkat etmek gerektiğini, buna kabul edilen ya da reddedilen durumların yanı sıra eleştirel veya seçici tutumlarımızın da dâhil olduğunu belirtti.

Yeni teknolojinin kapasitesine karşı açık olmanın gerekli olduğunu, onu sadece araç olarak görmemek, aynı zamanda insani ve kültürel boyutunu göze alarak günümüz insan toplumunun temel kültür mirasına onu katmak için motive etmek gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Marcus şunları kaydetti:

“Prof. Dr. Eero Tarasti, Prof. Dr. Sevinç Gülseçen, Prof. Dr. Deniz Özden, Prof. Dr. Zeynep Onur ve onların ekiplerine yardımlarının yanı sıra konukseverliklerinden dolayı teşekkürlerimi iletiyorum.”

Share.

About Author

Comments are closed.