TRT İstanbul Radyosu’nda Belgesel ve Etik Konulu Panel Yapıldı

0

AJANS ÜNİVERSİTE -Tuğçe AYÇİN, Fatma ÇELİK

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Nihal Ulusoy, “Belgesel gibi bir alana büyük desteklerinden dolayı TRT’ye çok teşekkür ediyoruz” dedi. İlk konuşmacı olan Prof. Dr. Savaş Arslan, etik ve belgesel üzerine yazmasının sebeplerini açıklayarak önemli olan noktanın etik kavramının algılanış biçimi olduğunu ifade etti. Antik Yunan’da etiğin alışkanlık, karakter ve görenek şeklinde nitelendirildiğini belirten Prof. Dr. Arslan, belgeselin karakteri olup olmadığını ve ahlak felsefesinin sadece bundan ibaret sayılmaması gerektiğini vurguladı. Belge film ve belgesel arasındaki ayrımı ortaya koyan Prof. Dr. Arslan, dilimize Fransızca’dan gelen -sel son ekinin kurgulamak ve hikayelemek anlamına geldiğini söyledi. Belge filmi belgesele dönüştüren unsurun insana ait dokuş olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, günümüzde gerçeklik olgusunun sorgulanmaya başladığını söyledi.

Sanatta Nesnellik İddiası Yoktur

“Karşımızda TV ve reality show örneği var ve bunların içinde dönen bir dünya var” şeklinde konuşan Prof. Dr. Arslan, dün ve bugünün gerçeğini kıyaslayarak özellikle habercilikte bunun görüldüğünü ifade etti. Bir taraftan gazetecilikten gelen belgeciliğin, diğer taraftan sanattan kaynaklanan belgeselciliğin varlığından söz eden Prof. Dr. Arslan, gazetecilikte nesnellik ve genellik algısı olduğunu sanatta ise böyle bir iddiadan söz edilemeyeceğini aktardı.
image1
Kameranın Konumlandırılması Bir Etik Meselesidir

İkinci olarak panelde söz alan Yönetmen Aykut Alp Ersoy, belgeselde etik kavramına reji açısından nasıl yaklaşılması gerektiğine değindi. “Belgeselcilikte cevaplardan çok sorular önemlidir” diyen Ersoy, kameranın konumlandırıldığı yerin de bir etik meselesi olduğunu ifade etti. Yapımcının ahlak ilkelerinin yönetmenin sınırlarını belirleyeceğini belirten Ersoy, ortak projelerde yapımcının ciddi bir etken olduğuna değindi.

Panelde üçüncü konuşmacı olarak söz alan Belgesel Yönetmeni Broxton Hood, yönetmenin yeteneklerinin ve yapımcının bilinç düzeyinin önemli faktörler olduğunu belirterek içeriğin oluşturlma, yönetilme ve düzenlenmesinin de ayrıca önemli olduğunu kaydetti. “Görselliğin felsefi, sosyolojik, ve siyasi yönleri vardır” ifadesini kullanan Hood, “Belgeseller hiper dijital dünyamızda yeni bir hal almaya başladı” şeklinde konuştu. İmgelerin farklı bağlamlarda değerlendirildiğini belirten Hood, 1930’lu yıllarda yoksulluk ve acı çekme gibi konulara değinildiğini söyleyerek bu dönemdeki ilk hareketli filmlerden örnekler verdi.

 Bütçe Dağılımı Mevzuatlara Göre Yapılıyor

Son konuşmacı olarak söz alan T.C. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Nilüfer Kılcı, belgesel çekimleri için bakanlığa yapılacak başvurularda ön araştırmanın çok önemli olduğuna değindi. Destek alınabilmesi için gerekli ön koşullar hakkında bilgi veren Kılcı, T.C. Kültür Bakanlığı’nın destek programlarından söz etti. Kılcı, kurul kararlarının boyutu ve konulara göre hazırlanan bütçelendirmeleri açıklarken finans planının nasıl olması gerektiğini de sözlerine ekledi. Bütçe dağıtımının belli mevzuatlara göre yapıldığını ve bu mevzuatların da uluslararası normlardan alınmış ve yasa ile belirlenmiş olduğunun altını çizdi.
Konuşmacıların sözlerini tamamlamalarının ardından panel soru-cevap kısmı ile devam etti.
Panel TRT Daire Başkan Yardımcısı Nilgün Aydoğan’ın konuşmacılara plaketlerini takdim etmesinin ardından sona erdi.

Share.

About Author

Comments are closed.