Sinsi Hastalık “Sepsis”

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Burcu BALKAN – Elif Nur BİLGİÇ

İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Şimşek Yavuz, sepsisin, enfeksiyon durumunda tüm vücudun bu enfeksiyona verdiği cevaptan dolayı oluşan ve yaşamı tehdit eden bir durum olduğunu belirtti. Sepsis için tek bir tanı testinin olmadığını söyleyen Doç. Dr. Yavuz, sepsis tanısının konulabilmesi için hastanın birkaç kriteri birden karşılaması gerektiğini ifade etti: “Sepsis derecelendirilen bir hastalıktır. Hafif formu (sepsis), daha ilerlemiş formu (ağır sepsis) ve çok ağır formu (septik şok) vardır. Ağır sepsis ve septik şok formları ölümcüldür. Septik şok formunda vücudun birçok organında yetmezlik görülür. Bu böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, tansiyon düşüklüğü ve bilişsel fonksiyonlarda bozukluk şeklinde olabilir.”

Antibiyotik ve Destek Tedavisi Önemli
Sepsis hem aile ortamında bulunan hem de hastanede yatan kişilerde ortaya çıkabiliyor. Nüfus yaşlandıkça hastaneye bağlı sağlık hizmeti alma olasılığı artıyor. Zorunlu durumlar dışında gereksiz tıbbi işlemlerden kaçınılması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Yavuz: “Hastanelerde yatan hastalara uygulanan sonda veya damar içi kateterler, yapılan cerrahi müdahaleler, kullanılan solunum destek cihazları, diyaliz ve benzeri işlemler, hastanın normal savunma mekanizmalarını bozduğu için enfeksiyon riskini artıran faktörlerdir” dedi.

Sepsis tedavisinde antibiyotiklerin ve destek tedavisinin önemine vurgu yapan Doç. Dr. Yavuz, sepsise en sık neden olan mikroorganizmaların bakteriler olduğunu dile getirerek sözlerine şöyle devam etti: “Sepsis tedavisinde bakterilere yönelik olarak kullanılan antibiyotikler çok önemlidir. Hangi organın sepsisiyse o bölgeye özel antibakteriyel tedavi uygulanır. Antibiyotik tedavisine ne kadar erken başlanırsa, hastada ileri hasarların olma riski ve hatta ölüm riski de o kadar azaltılabilir. Sepsise bağlı ölümlerin en az yüzde 10-15’i aşılama, hijyenik önlemler, erken tanı ve hızlı tedavi yöntemleri ile önlenebilir.”

65 Yaş Üstü Olanlar ve Yeni Doğanlar Riskli Gruplar
Yaşlılarda tüm sistemlerin yaşlanmış olması nedeniyle mikroorganizmalara karşı verilen tepkilerin de az olduğunu ve bu durumun yaşlılarda hastalığı teşhis etmeyi zorlaştırdığını kaydeden Doç. Dr. Yavuz, sepsis için bir diğer riskli grubu oluşturan yeni doğan çocuklar için şunları söyledi: “Bağışıklık sistemleri henüz oturmadığı için yeni doğan çocuklarda sepsis ciddi sonuçlara yol açabilir. Yaşlılar gibi sepsis açısından riskli gruplarda, nedeni belli olmayan ateşli bir hastalıkta hemen doktora başvurulmalıdır. Altta yatan sebep ciddi bir enfeksiyonun ya da sepsisin habercisi olabilir.”

Share.

About Author

Comments are closed.