Sinema Tadında Psikoterapi

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Efe ALTAY

İÜ İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında ihtisas yapmak için 1971 senesinde ABD’ye yerleşen Fuat Ulus, kendisini bir “film bağımlısı” olarak tanımlıyor. Çalışmalarına da bu şekilde yön veren Ulus, sinematerapi alanında uzmanlaşmış. Beş ile yedi arası hastadan oluşan gruplara ortalama  8 seanslık grup tedavisi yapıldığını söyleyen Ulus, “Seanslara katılan her beş kişiden dördü bu terapi yolunu eğlenceli, eğitici olarak tanımlıyor; terapilerde kendini bulduğunu ifade ediyor.” dedi. Seanslarda, hastaların tanılarına uygun olarak uzman tarafından seçilen filmler veya filmlerden bölümler grup hâlinde izleniyor. Seansın sonunda ise uzmanın yönetiminde film üzerine konuşmalar yapılıyor.

Hasta seçiminin önemine değinen Ulus sözlerini şöyle sürdürdü: “Sinematerapi her kişiye uygulanamaz. Rehabilitasyona ihtiyacı olan hastaları seçmek ve bu hastaların film izlemeyi sevdiklerini bilmek önemli.” Sinematerapinin, zaman bakımından kişinin sorunlarıyla ilgili konularda okuyarak kendisine psikolojik yardım sağlama tekniği olarak tanımlanan bibliyoterapiye kıyasla kısa ve daha etkili olduğunu söyleyen Ulus, iki tedavi arasındaki farklılıkları şu sözlerle ifade etti: “1930-1940 ABD’sinde bibliyoterapi yapılıyordu. Bunun yerini şu an filmler aldı. Terapi bu sayede daha ekonomik bir seviyeye ulaştı. Bazen bir filmin tamamını göstermek yerine bölümlerini göstermek de yeterli. Görsel destek kişi için daha faydalı oluyor.”

Haksızlığa Karşı Maskaralık
Stresi kontrolü kaybetme korkusu olarak tanımlayan ve kaybetme korkusu derecesinin stres seviyesini belirlediğini söyleyen Ulus, gerçekleştirdiği sunum sırasında Ken Kesey tarafından yazılan, özgün adı One Flew Over the Cuckoo’s Nest (Guguk Kuşu) olan romanın Milos Forman tarafından çekilen filmini gösterdiBaşrolünde Jack Nicholson’ın oynadığı film, özgürlüğün olmadığı bir akıl hastanesinde geçiyor. Eserin baş karakteri olan ve akıl hastası numarası yaparak hapis yatmaktan kurtulan Randle Patrick McMurphy (Jack Nicholson), pskikolojide engellenmiş isteklerin sosyal yönden kabul edilebilir kanallara yönlendirilmesi olarak tanımlanan süblimasyon yaratıyor.

Filmde beyzbol maçı izlemek isteyen McMurphy, Hemşire Mildred Ratched (Louise Fletcher) engeline takılır ve hastane içerisinde gerekli olduğu söylenen maç izleme iznini alamaz. Buna karşılık bir spiker edasıyla ve hızıyla maçı anlatmaya başlar, diğer hastaları eğlendirir ve onların ilgisini çeker. McMurphy hem bu diktanın altında kalmadığı için hem de buna bir maskaralıkla karşı koyduğu için kendini tatmin etmiş hisseder. Prof. Dr. Fuat Ulus, benzer durumlarda olan hastalar için bu tarz bir mizahın psikiyatrik tedavide etkisinin yadsınamaz derecede iyi olduğunu belirtiyor.

 

 

 

Share.

About Author

Comments are closed.