Öğrencilere Yeni Kazanımlar Sağlayan Program: Erasmus

0

AJANS ÜNİVERSİTE-Shaima MOBAREZ

Erasmus eğitim programı, 1987 yılında 11 ülkenin katılımıyla başladı.  Programa 2004 yılında Türkiye’nin de dâhil olması ile Erasmus programı şu an 33 ülkede uygulanıyor. Erasmus programından şu ana kadar 9 milyon kişi faydalandı. Program ile katılımcıların kişisel gelişimlerinin güçlendirilmesi ve istihdam olanaklarının artırılması amaçlanıyor. Programa kayıtlı 4 bin yükseköğrenim kurumu yer alıyor. En popüler Erasmus rotaları ise Almanya, İspanya ve İngiltere.

Avrupa Birliği ülkeleri ile aday ülkelerin yükseköğretim kurumları arasındaki işbirliğini teşvik etmeyi amaçlayan program öğrencilere farklı kültürlerle tanışma, yabancı dilde eğitim görme, farklı bir eğitim sistemine girme, özgüveni artırma gibi pek çok alanda kendilerini yetiştirme imkânı sunuyor.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Güven Büyükbaykal, “Erasmus eğitim programı ile birlikte öğrencilerimiz farklı ülkelerdeki üniversitelerde eğitim görme şansı elde ediyorlar. Gittikleri bu ülkelerdeki örf âdeti,  o ülkenin kültürel sosyolojik yapısını, yine o ülkelerin yaşam biçimini,  oradaki toplumun kendi bünyesinde taşıdığı özellikleri bizzat yerinde görebilme şansı elde etmiş oluyorlar” diyerek Erasmus ile giden öğrenciler için yabancı bir ülkede yaşamın zorluklarının ve hayat standartlarının ayrı bir yaşam tecrübesi olduğunu belirtti.

DSC_0246

“Farklı milletlerden arkadaş ediniyorlar, kültür alışverişinde bulunuyorlar, sıkıntı ve sorunlarında ortak oluyor ayrıca mutluluklarını birlikte paylaşıyorlar” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Büyükbaykal, sözlerine “Yasal çerçeve içerisinde kendi öğrenci kimlikleri ve pasaportları ile Schengen Vizesine sahip olan diğer Avrupa ülkelerini de geziyle görme şansı elde ediyorlar” şeklinde konuşarak devam etti. “Ben bunu bizzat kulağımla duydum, örneğin bir öğrencimiz diyor ki, ‘Hocam ben bu sene İtalya’daki X üniversitesine gidiyorum’; İtalya’ya giden kişi Hırvatistan, Slovenya, İsviçre gibi ülkeleri de gördüğünü söylüyor” diyen Prof. Dr. Büyükbaykal, öğrencilerin okulun olduğu şehir ve ülke ile sınırlı kalmadığını ve farklı yerleri de keşfetme, görme şansı elde ettiğini belirtti.

Prof. Dr. Büyükbaykal, “Gittikleri ülkede kendilerini ifade edebilmeleri, günlük yaşamda konuşulanları, okuldaki günlük akışı anlayabilmeleri ve zorluk yaşamamaları için yabancı dilin belli standartlarını tutturmaları gerekiyor” dedi. Erasmus’a katılan öğrencilerin gitmeden önce üniversite tarafından sunulan farklı kurs ve eğitim programlarını takip ederek, her dönem başında belirli tarihler arasında ilan edilen resmi başvurularını yaparak programdan yararlanma ve kendilerini geliştirme şansı elde ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Büyükbaykal, “Erasmus’a katılan öğrencilerin ne kadarı tüm derslerinde başarılı olarak dönüyor” sorusuna şu yanıtları verdi: “Rakamsal olarak olmasa da genel olarak baktığımızda büyük bir çoğunluğunun derslerinde başarılı olarak döndüklerini, tüm evraklarını teslim ederken olumsuz bir tablo çıkarmadıklarını, transkript ve diğer evraklarını eksiksiz şekilde onaylatıp getirdiklerini, kesinlikle ve rahatlıkla söyleyebilirim. Bu konuda kendilerini çok takdir ediyoruz.” Başarısız veya dönemi yarıda bırakıp gelen öğrencilerin oranını yüzde bir olarak belirleyen Prof. Dr. Büyükbaykal, “Bu tür öğrenciler istisnai olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

“Erasmus’a Katılan Öğrenciler Birçok Zorlukla Karşılaşabiliyor”

Öğrencilerin maddi anlamda imkânlar dâhilinde hareket etmek zorunda olmasının, hareket serbestliğini kısıtlayabileceğini söyleyen Prof. Dr. Büyükbaykal, “Kendi bütçeleri doğrultusunda hareket etmek durumunda kalıyorlar” diyerek ekledi. Prof. Dr. Büyükbaykal, öğrencilerin gittikleri üniversitede ders anlatan hocaların farklı yaklaşımının, seviyeyi yüksek tutmalarının, hızlı ders anlatmalarının ve yabancı dilde teknik terimler kullanmalarının dersi takip etmede zorluklara yol açtığını ifade etti.

Her Sene Öğrenci Sayısı Değişebiliyor

“Öğrenci kabul sayısını bize İstanbul Üniversitesi veriyor. İstanbul Üniversitesi Uluslararası Akademik İlişkiler Kurulu her yıl kaç öğrenci gönderileceğini bildirir” diye konuşan Prof. Dr. Büyükbaykal, başarılı olup kabul edilen öğrencilerin neden tümünün hibe ile karşılanmadığı hakkında şunları söyledi: “Üniversitemiz belli bir bütçeye sahip, devlet tarafından ayrılan bütçe farklı kalemlerde kullanılıyor. Farklı ihtiyaçlar ve harcama birimleri olduğunu düşündüğümüzde belirlenmiş olan bütçenin doğru ve akılcı bir şekilde kullanımı söz konusudur. Bu yüzden maalesef belli sayıda öğrencilerimiz bu fondan yararlanabiliyorlar.”

Share.

About Author

Comments are closed.