Modern Zamanlarda Otorite Konuşuldu

0

AJANS ÜNİVERSİTE-İlter COŞKUN

İÜ Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cengiz Çakmak’ın açılışını yaptığı konferansa ilgi yoğundu. İÜ Felsefe Bölümü üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Günenç ile Yard. Doç. Dr. M. Ertan Kardeş’in art arda yaptıkları iki sunumdan ve birbirlerine yönelttikleri eleştirileri değerlendirdikleri bir müzakere kısmından oluşan oturum, yaklaşık üç saat sürdü.

1. foto Cengiz Çakmak ile beraber - Açılış

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Çakmak, İÜ Felsefe Bölümü’nün 2015-2016 eğitim-öğretim yılında düzenlediği çeşitli etkinliklere (Politik Felsefe ve Wittgenstein, False Negation or Critique of Modernism: Turkish Language Reform and the Rise of Islamic Political Identity) değinerek, bölümün yeni döneme hızlı ve canlı bir başlangıç yaptığını belirtti.Felsefe etkinliklerinin devamının geleceğini müjdeleyen Çakmak,kendisinin de yakında Game of  Thrones isimli popüler dizinin felsefi bir yorumunu sunacağı ilgi çekici bir konuşma yapacağını kaydetti ve sözü konuşmacılara bıraktı.

Kavramların Otoritesi

İlk olarak söz alan Mehmet Günenç konuşmasına, otoritenin metafiziksel yorumuyla başlayarak, varlığa gelmenin ancak otoritenin olmasıyla mümkün olduğunu iddia etti. Bu anlamıyla insanın kendi varlığını otoriteye dayalı olarak açıklaması gerektiğine işaret eden Günenç, bu hususu otorite kelimesinin etimolojisiyle destekleyen örnekler sundu. Daha sonra bu kavramın serüvenini,tarihsel olarak, Antik Yunan, Roma, Ortaçağ ve Modern Çağ dönemleri üzerinden ortaya koymaya çalıştı. Bu bağlamda Mehmet Günenç’in temel iddiası otoritenin kavramlarından ziyade kavramların otoritesinin ihdas edilmesi şeklinde oldu. Günenç, Karl Popper’ın“Açık Toplum ve Düşmanları” adlı eserindeki meşhur Platon eleştirisi üzerinde durarak hem Popper’ın hem de Antik Yunan filozofunun eleştirisini sundu. Kavramların, değerlerin rehberliğindeki bir otorite kabulünden ziyade bu değerleri ancak belirli bir sınıfın üretebileceği iddiasıyla ortaya çıkan Platon’u eleştiren Günenç, Popper’ı da günümüz dünyasındaki asıl sorumlunun Platon olduğu sonucuna varmasıylaaşırı önyargılı bulduğunu belirtti.

2. foto Mehmet Günenç'in konuşması

Bireyci Modern Otorite

Modern çağa gelindiğinde ise kavramsal otorite anlayışının değiştiğini, Kartezyen cogito -“Düşünüyorum, öyleyse varım!”- anlayışının otoriteyi bireyselleştirdiğini ileri süren Günenç, böylece modern zihniyetin, varlıksal imkânlarıyla otoriteye muhtaç olan insanı, gereğinden çok fazla kuvvet sahibi ve dolayısıyla otorite sahibi olduğuna inandırdığını belirtti. Daha sonra gelen Kant’ın, bu durumu özerklik kavramıyla daha da pekiştirdiğini belirterek insanın otoriterliğinin hem toplumsal anlamda hem de varlıksal anlamda yalnızlaşmayla sonuçlanmaya gittiğini iddia etti.

İnovasyon Eleştirisi

Bu bağlamda dikkat çekici olan bir diğer kavram eleştirisi de inovasyon kelimesinin kullanımına ilişkin olarak yapılmıştır Günenç tarafından. İnovasyon’un ancak teknoloji alanında geçerli olacağı için sadece mekanik nesnelerin yenilenmesiyle ilgili olduğunu buna karşın konusu insan olan sosyal alanlarda yöntemin inovasyon olamayacağını belirtti. Günenç, son olarak İslam geleneğindeki otorite kavramının kavramsal öneminden ziyade siyasi anlamda değerlendirildiğini belirtti. Böylece Kuran’daki genel olarak insana yüklenen otorite olma imkanının sadece yöneticilerin hakkıymış gibi değerlendirildiğini iddia etti. Son olarak, İslami geleneğin düşünsel çalışmalarınınmodernleşme tehlikesiyle yarıda kesildiğini ve bu alanda akılcılığın bir değer olarak ön plana çıkması gerektiğini dile getirdi.

Eğitimde Otoriterlik ve Aşırı Özgürlük

Otorite kavramını eğitim bağlamında ele alan Ertan Kardeş ise ilk olarak eğitimin çeşitli alanları olan aile, okul ve toplumun günümüzde bir dönüşüm içerisinde bulunduğunu kaydederek, gerek dünya genelinde gerekse ülkemizde yaşanan eğitim krizinin, otoritenin bu alanlarda ya otoriterlikle karıştırılmasından ya da her tür sınırlandırmayı ve yasayı reddeden bir aşırı-bireyciliğe kaymasındankaynaklandığını savundu. Kardeş’in konuşmasında altını çizdiği noktalardan bir tanesi tanınmış, meşru otorite ile zorba ve zorlama bir otorite arasında bir ayrımagitmesi ve ikincisinin ne felsefi ne de etimolojik manadagerçek bir otoriteye tekabül etmediği oldu.

3. foto Ertan Kardeş'in konuşması

Antik Yunanlıların Politik Eğitim Anlayışı

Kardeş de konuşmasında, ilk sunumdakine benzer şekilde eski Yunan dünyası ve felsefesini bir referans noktası olarak kullandı. Antik Yunan kültürü ve eğitimi hakkında önemli bir eser olan Werner Jaeger’in “Paideia”sıışığında dönemin politik eğitim anlayışına değinen Kardeş, eğitimin eski Yunanlılar için bir vatandaş, yurttaş olma ve yasayı içselleştirme süreci olduğunu belirtti. Modern topluma koşut olarak bireyci olmayan bir bireysellik modeli barındıran antik Yunan toplumunda, böylelikle, yasaya uymanın hem alıştığımız anlamda birsınırlandırılma, kısıtlanma anlamına geldiğini hem de bir özgürlük imkanı teşkil ettiğini ifade etti. Antik Yunan şehirlerinin yurttaşlarının kendi yasalarını kendilerinin belirlediğini, bunun karşısında modern devletlerde kanunların harici bir şekilde toplumlara dayatıldığınıaçıkladı.

Modern Eğitim Krizi

Kardeş, ülkemizde eğitim alanında “inovasyon” adı altında yapılan değişikliklerin, eğitim topluluklarının kendi dahili ürünleri olmadığını, aksine, çağımızın siyasi-hukuki düzenine benzer şekilde, dışsal ayarlamalardan ibaret olduğunusöyledi. Birey ve toplum, ruh ve beden arasında birleştirilemez yarılmaların, insanlarda bir anlamsızlık hissiyatının yaygın olduğu modern çağda, baskıcı eğitim modelinin yıkılmasına rağmen,yeni pedagojikzihniyetin, kendi ölçütlerini belirleyecek otonom süreçleri kuramadığı ve çaresizlik içerisinde hazcı, konformist bireyin taleplerini karşılama doğrultusunda işlediği yorumunda bulundu.

Politik Felsefenin Görevi

Kardeş, sonuç olarak, otoriter eğitim anlayışının yıkılmasıyla birlikte, eğitimde doğruluk ve değerlerin, politikada ise yasanın sorgulanarak yeniden üretilebileceği ve böylelikle otoritenin meşruiyet kazanacağı kolektif zeminlerin hazırlanması gerektiğini bildirdi. Bu zeminlerin hazırlanması için ise politik felsefenin öğrenci, öğretmen, üniversite arasındaki ilişkileri ele almasının iyi bir fırsat yaratacağını ifade ederek sözlerini noktaladı.

Seyirci 1

Chaplin’in “Modern Zamanlar”ı

Kardeş konuşmasında bazı filmlere de göndermede bulundu. Michael Haneke’nin “Beyaz Kurdele” ve Laurent Cantet’in “Duvarlar Arasında” filmlerinin, sırasıyla aşırı otoriter ve aşırı özgürlükçü eğitim figürlerini somutlaştıran eserler olduğunu belirtti. Kardeş ayrıca konferans başlığının da Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar” filminden,Fransız varoluşçu Jean Paul Sartre’ın ilk sayısı 1945’te çıkan edebiyat dergisi Les Temps modernes’den ve Alman felsefeci ve tarihçi Hans Blumenberg’in Die Legitimität der Neuzeitadlı kitabından esinlendiğini açıkladı. Ertan Kardeş’in sunumunun ardından gerçekleştirilen müzakere bölümünde, konuşmacılar daha güncel ve toplumumuza ilişkin meseleler üzerinden birbirlerinin düşüncelerini değerlendirdiler. Oturum soru-cevap bölümüyle son buldu.

İlgi Çekici Felsefe Etkinlikleri Sürüyor

İÜ Felsefe Bölümü etkinlikleri önümüzdeki bahar döneminde de devam edecek. Yaklaşık liste şöyle: Mart, Mehmet Günenç’in önümüzdeki ay çıkacak olan “Kant’ta Tanrı ve Tanrısallaştırılan Akıl” adlı kitabıylaaynı başlık altında yapacağı konuşma; Nisan, Cengiz Çakmak’ın Game of Thrones’la ilgili konuşması; veMayıs,sanat felsefesiyle ilgili iki günlük bir konferans.

Bölümün bir sonraki etkinliği 9-10 Aralık’ta gerçekleşecek olan Öğrenci Kongresi. Bu dönem 25.si düzenlenecek olan kongreye tüm akademik seviyelerden öğrenciler katılacak. Kongrede,İstanbul Üniversitesi’nin yanı sıra Boğaziçi ve Eskişehir üniversitelerinden öğrenciler de yaptıkları çalışmaları arkadaşları ve hocalarıyla paylaşma ve tartışma imkanı bulacak.

Share.

About Author

Comments are closed.