Kitapların Emanetçileri Sahaflar

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Gizem ÖZTÜRK

Fotoğraf- Gizem ÖZTÜRK

 

Günümüzde sahaf ve sahaflık deyince de akla ilk gelen yer Beyazıt Sahaflar Çarşısı. Sahaflar Çarşısı, eskiden Kapalıçarşı’da şimdi halı ve kilim dükkânlarının bulunduğu yere denirdi. Buradaki sahaflar, 1894 depreminde sonra şimdiki yerine doğru taşınmaya başlamış.

 

Bursa’da 14. yüzyılın ortalarında başlayan sahaflık, o günden beri hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bursa’dan, Edirne’ye oradan İstanbul’a gelişimini sürdüren Sahaflık, payitahta en güzel günlerini yaşadı. Günümüz İstanbul’unda da Fatih, Beyazıt, Kadıköy, Beyoğlu ve Beşiktaş gibi semtler başta olmak üzere pek çok yerde geleneksel yapısından uzak olsa da herkesin yaşamının bir döneminde hayalini kurduğu bir meslek olarak varlığını devam ettiriyor.

 

Kitaplar kağıt toplayıcıların merkezlerden, depolardan, İstanbul’un vefat eden sakinlerinden, eski Rum ve Ermeni evlerinden, konaklardan yalılardan temin ediliyor.

 

Sahaflığın kendine has kuralları vardır. Sahaflık sadece eski kitap alıp satan kişi değildir. Sahaf, satmış olduğu kitabın içinde ne olduğunu bilen, araştıran, gelen müşterinin hangi kitaba ihtiyacı olduğunu kestirip yönlendirebilen kişidir. Bir sahaf kitaba dokunduğunda onun kâğıdının özelliklerini, kaç yıllarında basıldığını, boyutunu anlayabilmelidir. Bu seviyeye ulaşmak ise uzun bir tecrübe sürecini gerektirmektedir.

 

“Sevmeden bu iş yapılmaz”

 

Otuz yıldır sahaflık yapan Kastamonulu Lütfü Seymen’in kitap aşkı çocukluk yıllarında başlamış. Teksas Tommikslerle başlayan bu süreç pazarlarda açtığı çizgi roman tezgâhları ile ticarete dökülmüş. Kahveci olan babanın İstanbul’dan getirttiği kitaplar içinde, öğretmen vekili annenin teşvikiyle Seymen, neredeyse okumadık kitap bırakmamış. Üniversite için İstanbul’a geldiğinde ise kitap satışlarını Galatasaray Lisesi’nin önünde sürdürmüş. Muhasebecilik, gece bekçiliği gibi işlerde çalışmış ama kitap sergisini hiç bırakmamış. Osmanbey’de, Kadıköy’de sergiler açmış. Kitap okuyarak, kendine vakit ayırarak geçen zaman içinde Seymen’in elinden 50-60 bin kitap geçmiş, ancak bu kitapların yarısını satabilmiş.

 

DSC_0011

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sahaflığın sevilmeden yapılamayacağını söyleyen Seymen, “İşin ticari boyutu olabilir fakat kitabı sevmeden bu işin yapılacağına inanmıyorum. Her kuyumcu altın alıp satar ama her kuyumcu mücevherden ve taştan anlamaz ona gerektiği muameleyi gösteremez. Kitapları bilmek, tartmak gerek çünkü ne satacağını bilmeyen bakkal olmaz dolayısıyla alıcı geldiğinde isteğine eğer o donanıma sahipsen dönebilirsin.” şeklinde konuştu.

 

Seymen’e göre sahafların okulu 1987-1994 yılları arasında çalıştığı Akmar Pasajı. Antikacılar ve kitapçılar ile adını duyuran pasaj, İstanbul’un burjuvazisinin kaymak tabakasına uzun yıllar hizmet vermiş. Ancak daha kazançlı ders kitapları satışı dönemi başlayınca Akmar Pasajı’nda da değişim başlamış ve zamanla pasaj eski özelliğini, popülerliğini yitirmiş. İlk dükkânını 1984 yılında açan Seymen, şu an Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda mesleğini sürdürüyor.

 

DSC_0040

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Meslek hayatının 48. yılında olan Halil Bingöl ise doğuştan (1947/Eyüp) İstanbullu. Daha öğrenciyken hafta sonları Beyazıt Meydanı’nda tezgâh açarak kitap ticaretine başlayan Bingöl, 1994 yılından beri de Aslıhan Pasajı’nda işine devam ediyor.

 

Geçim derdi nedeniyle Fransızca ders kitapları satarak atıldığı sahaflık mesleği Bilgöl’de, zamanla tutku halini almış. Kitabın güvenirliliğini okuyuculara sahafın sağlayabileceğini söyleyen Bingöl, “Aç kalsan da kitabın peşini bırakmazsın. O sana bir gün avans verir 5-10 sene geçinirsin ama bu aşktan vazgeçmek çok zor.” diyor.

 

Matbaa Bize Çok Önce Geldi

 

Türkiye’de ilk kitabın İbrahim Müteferrika’dan tam 234 yıl önce 1493 yılında Arba Turim adıyla Musevi şeriatını anlatan ve İbranice olarak basıldığı biliyor muydunuz? Oysaki tarih kitaplarında matbaanın gelişi ilk Türkçe kitabın basıldığı 1729 yılı olarak geçer. Fakat 2. Bayezid’in emriyle İspanya’dan kovulan Sefarad Yahudilerinden Ortaköy’e yerleşen David ve Samuel ibn Nahmias kardeşler, ilk matbaayı kurarlar, akabinde de ilk eser olarak Yakup Ben Asher’in Arba Turim eserini basarlar.

 

H3413-L40842507

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yakup Ben Asher’in Arba Turim eseri

 

Share.

About Author

Comments are closed.