“Kıbrıs’ta Çözüm Federasyondur”

0

AJANS ÜNİVERSİTE – Efe SÖNMEZ, Fotoğraf: Yusuf EREN

Eski Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetçi Türk Partili (CTP) Mehmet Ali Talat, İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin organizasyonuyla “Kıbrıs Yeni Bir Çözüm Süreci Evresinde Mi?” başlığıyla düzenlenen etkinlikte, yeniden gündeme gelen Kıbrıs sorunu ve doğu Akdeniz’deki doğalgaz rezervleriyle ilgili konferans verdi.

İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya Amfisi’nde öğrencilere hitap eden Talat, Kıbrıs sorununun çok uzun yıllardır devam eden ve değişik safhalardan geçerek bugünlere gelmiş bir mesele olduğunu söyledi. BM tarafından 1954’te Kıbrıs sorunu gündeme getirilince Londra Konferansı’nın toplandığını ve burada Türkiye’nin reddettiği bu sorunu kabul etmek zorunda kaldığını anlatan Talat, Lozan Anlaşması uyarınca Kıbrıs’ın İngiliz hakimiyetine bırakıldığını ve Türkiye’nin buraya çok fazla müdahale etmek istemediğinin altını çizdi.

“İlk Federasyon Fikri Türklerden”

Talat, 1959 yılında adada birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ve daha sonraları Rumların Yunanistan’a bağlanmak için geliştirdikleri ENOSİS’i devre soktukları için Kıbrıs’ın statüsünün değiştiğini belirterek, ENOSİS nedeniyle Türklerin yönetimden uzaklaştırıldığının ifade etti. Talat, Türklerin o yıllarda adanın bölünmesi taraftarı olduğunu anlatarak, “O sırada Yunanistan askeri cuntası darbe yaparak Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama hayalleri kuruyordu. Bugünü belirleyen 1974’teki değişimdir. Adanın ikiye bölünmesi, bugünkü durumun şartlarını yaratmış. Kıbrıslı Türkler federe bir devlet kurarak dünyaya federasyona hazır oldukları söylemişlerdir. Federasyon fikri ilk defa Türkler tarafından ortaya atılmıştır” ifadelerini kullandı.

Ancak bu fikri Rum tarafının kabul etmediğini ve daha sonra kurulan KKTC’nin BM tarafından tanınmadığını aktaran Talat, KKTC’yi kuranların federe devlete hazır olduklarını söylediğini ama dünyayı ikna edemediklerini anlattı. Mehmet Ali Talat, BM Güvenlik Konseyi’nin KKTC’nin meşruluğuna olumlu katkı yapacak adımların atılmasını engelleyen bir karar aldığın dikkati çekerek, “Bu kararlardan sonra bugüne kadar FİFA’dan izin alarak Türkiye takımlarıyla karşılaşan Kıbrıslı Türk takımları, artık FİFA tarafından her türlü karşılaşmadan men edilmiştir. Kurumlarımızla yabancı devletler ve onları temsilcileri görüşmemeye başlamış, izolasyonlar daha da katılaştırılmış, o günden sonra Kıbrıslı Türkler daha sıkı bir cendere altına alınmış, çeşitli yaptırımlar uygulanmıştır” diye konuştu.

10417259_286388064868378_1629193907_n

“Türkiye’nin Politikası Radikal Bir Şekilde Değişti”

Mehmet Ali Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tek yolumuz Kıbrıs sorununu çözmek ve uluslararası hukuku Kıbrıs’ta tesis etmek.Yıllarca (Rauf) Denktaş ideolojisi gereği büyük bir mücadele vermiş ama olmamış. Tek yol çözüm, bu noktaya artık varıldı, biraz geç biraz da güç oldu. Türkiye, 2002’den 2004’e kadar bir dönüşüm geçirdi ve Kıbrıs’ta çözüm dışında bir seçenek olmadığını anladı ve politikasını ona göre düzenledi. Ben üniversitede CTP’ye üye oldum. Benim partim Marksizm’e inan sol bir parti. Öyle olması nedeniyle de Kıbrıs’ta çözümü ideolojik olarak da savunan bir parti. O yıllardan beri çözümün şart olduğunu savunan bir parti. ‘Bizi Rumlara satmak isteyenler’, ‘hainler’ gibi suçlamalarla da devam eden siyasi mücadele, çözümden kaçınılamayacağı bir noktaya getirdi. Türkiye politikasında radikal bir değişiklik yaptı; 3 ayda değişti takındığı tutum.”

Kıbrıs tarihinde ilk defa kendi cumhurbaşkanlığı sırasında iki devlet liderini masaya oturarak aracısız masaya oturduklarını ve kapsamlı bir müzakere sürecine girerek 30 “yakınlaşma kağıdı” imzaladıklarını ifade eden Talat, “Görüşmeler devam ederken seçimler yapıldı ve insanların çözüm umudu kalmadığı için seçimi Derviş Eroğlu kazandı. Eroğlu, Kıbrıs sorununa inanmayan, çözümün taviz ve teslim olacağına inanan bir lider. İki senede bir tane bile yakınlaşma kağıdı imzalamadı” dedi.

“Liderler Ateşi Maşayla Tutuyor…”

Şu an 15 günde bir liderlerin özel temsilcilerinin görüştüğünü ancak sürecin çok yavaş yürüdüğünü aktaran Talat, şunları kaydetti:

“Liderler ateşi maşayla tutuyor. İş iyice yavaşlıyor. Kıbrıslı Rumlar, ekonomilerinin düzelmesini çözümde görüyorlar. Doğalgaz buluyorlar, bunu pazarlamak için sorunun çözülmesi lazım ki Türkiye üzerinden boru hattıyla Avrupa’ya aktarılsın. 2004’te Türklerle zenginlikleri paylaşma korkusu yaşayanlar, ekonomiyi kurtarmak için çözüm istiyorlar. İsrail’in gaz sevkıyatı için de Kıbrıs sorununun çözümü lazım. Avrupalılar da Amerikalılar da Rusya’yla yaşadıkları kriz sonrasında bağımlılıktan kurtulmak için daha fazla soruna eğiliyorlar. Amerikalılar iyice devrede. Kıbrıs’ta şartlar değişti; bir hareketlenme var. Diyalogla, görüşmelerle yakınlaşacağız. Kıbrıs sorunun çözümü için irade koymamız gerekiyor. Yıllar geçtikçe bu sorunu çözmek daha da zorlaşıyor.”

10396571_286388038201714_1139351399_n

“Çözüm Federasyon, KKTC Türkiye’ye Bağlanamaz…”

KKTC olarak tanınmanın mümkün olmadığından bahseden Talat, tek seçeneğin federatif yönetim olduğunu savundu. Talat, Rum tarafının kuzeyde Türk hakimiyetini kabul ettiğini ifade ederek, çözüm için bazı somut adımların atılması gerektiğini kaydetti.

KKTC’nin Kırım’ın Rusya’ya bağlandığı gibi Türkiye’ye bağlanmasının mümkün olmadığını aktaran Mehmet Ali Talat,  “Böyle hayalci maceraya girilmez. Kıbrıslı Türklerin BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya gibi bir dayısı yok. Türkiye ile işbirliği zaten üst düzeyde, çözüm olsa da devam edecek olmasa da bu işbirliği. KKTC’nin Türkiye’ye bağlanma macerasına girilse Türkiye uluslararası alanda ekonomik ve siyasal alanda büyük sorunlarla karşılaşır” ifadelerini kullandı.

10405923_286388021535049_593159551_n

 

Share.

About Author

Comments are closed.