İlk Basın Şehidi Hasan Fehmi Bey Anıldı

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Bülent Rauf ALTUNAY, Betül YÜNCÜOĞLU

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş’in konuşmasıyla başlayan anma etkinliği Hasan Fehmi Bey’in mezarının da içinde bulunduğu Türk Ocağı’nda düzenlendi. TGC Yönetim Kurulu’ndan isimlerin de katıldığı anma etkinliği yağan yağmura rağmen gerçekleşti. Gazeteci Hasan Fehmi Bey’in bir suikasta kurban gittiği 6 Nisan günü ayrıca 1996’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti tarafından “Basın Şehitleri Günü” olarak kabul edilmişti; 2005’ten bu yana ise bu anma gününün adı “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak değiştirildi.

DSC_0239

TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, gazetecilerin özgür olması gerektiğine vurgu yaparak “Hasan Fehmi Bey döneminde İttihat ve Terakki yönetimine karşı yazdığı yazılar sonucu gerçekleşen halk ayaklanmalarına sebep olduğu gerekçesiyle ne yazık ki öldürüldü. O günden bugüne 64 gazeteci öldürüldü. Geçmişte gazeteciler bu anlamda kurşunların hedefi olurken şimdi ne yazık ki meslektaşlarımız açılmış davalarla, tutuklamalarla hedef haline geliyor” dedi. Hasan Fehmi’nin bu konuda önemli bir sembol olduğunu dile getiren Güneş, şunları kaydetti: “Öldürülen 64 gazetecinin isimlerinin yer aldığı Basın Müzesi’nde öldürülen gazeteciler galerimiz var, umarız galeriye yeni isimler eklenmez. Öldürülen gazetecilerin önemli birçoğunun tetikçileri bulunsa da o tetikçileri azmettirenler ne yazık ki bugüne kadar Hrant Dink başta olmak üzere ortaya çıkarılamadı ve hala soruşturmalar devam ediyor.”

Etkinliğin sonunda Güneş’e bu tarz anmalara ve etkinliklere ilginin yoğun olmamasının nedenini sorduğumuzda ise şu şekilde cevap verdi: “Toplumumuz ve özellikle medya camiası manevi değerlerini benimseyemiyor ve özümseyemiyor.”

DSC_0255

Hasan Fehmi Bey Kimdir?

1874 yılında dünyaya geldi. İstanbul’da Mülkiye Mektebi’ndeki öğreniminin ardından Paris’e gitti. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Serbesti Gazetesi’nde yazılar yazmaya başladı. Dönemin radikal yazarlarından birisiydi. Yazılarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı sert eleştirilerde bulunuyordu. Yazıları, gazeteye tehdit mektuplarının gönderilmesine sebep oldu ancak o, eleştirilerine devam etti.

6 Nisan 1909 gecesi arkadaşı Ertuğrul Şakir Bey ile Beyoğlu’ndan Sirkeci’ye giderken öldürüldü. Cinayet aydınlatılamadı. 8 Nisan günü, İttihatçı muhaliflerin bir gövde gösterisine dönüşen büyük bir cenaze töreninin ardından II. Mahmut Türbesi’ne defnedildi. Öldürüldüğü 6 Nisan günü, Türkiye’de “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak kabul edilir.

Share.

About Author

Comments are closed.