Hedef Olma Hedefsiz Kalma

0

Ajans Üniversite – Gizem Gülsün TÜRELİ

Narkotik eğitim tırı 3 yılın emeği olarak ortaya çıkmış bir çalışma. Bu çalışmada madde bağımlılığının zararları görsel olarak animasyon destekli bir şekilde uygulamalarla anlatılıyor. Toplamda 30 farklı uygulama var. Çağımızda görsellik ön planda olduğu için madde kullanan kişinin maruz kaldığı fiziksel, psikolojik ve sosyal zararlar görsel animasyonlarla anlatılıyor. Aynı zamanda madde kullanan kişinin psikolojisine vermiş olduğu zararlar gerçek yaşam öyküleriyle desteklenerek aktarılıyor. Kronik beyin hastalığı olarak adlandırılan ve ciddi bir problem olan madde bağımlılığı kişinin ömrünün sonuna kadar devam ediyor. Tıpkı bir astım, şeker hastası gibi.

Proje için uzun bir eğitimden geçen polis memurlarından İstanbul Narkotik Şube Uzman Eğitmen Erhan Yalçınkaya ile görüştük. Madde bağımlılığının küresel bir sorun olduğunu ve dünyada her geçen gün büyümekte olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “Dünyada şu anda ortalama 500 çeşit madde olduğu biliniyor. Ve buna her geçen gün yeni maddelerin özellikle sentetik maddelerin eklendiği görülmekte. Bu küresel bir sorun, bu yüzden dünyada topyekün bir mücadele gerekiyor” dedi.

“Bir Kereden Bir Şey Olmaz”

Son dönemde sentetik maddelerin artmasıyla birlikte ölüm oranlarında ciddi bir artış olduğunu belirten Yalçınkaya, “ Madde bağımlılığında bilgi ve bilinç sahibi olmak çok önemlidir. Çünkü en yakın arkadaştan gelen ‘Bir kereden bir şey olmaz, bir kere dene sonra bırakırsın, bir kere içmekle bağımlı olmazsın’ gibi sözlere karşı koyabilmek için bu bilinç daha önceden sağlanmış olmalıdır” şeklinde konuştu. Dışarıda çok büyük bir bilgi kirliliği olduğunu ve bu bilgi kirliliğinin önüne geçebilmenin ancak bu maddelerin gerçek yüzünü anlatmakla olacağını ifade eden Yalçınkaya, “Burada tüm kurumlara görev düşmektedir. Biz de İstanbul Narkotik Şube olarak verdiğimiz operasyonel mücadelenin yanında talep azaltım çalışmalarını da yürütmekteyiz. Bu talep azaltım çalışmalarında madde bağımlılığının zararlarını imkan dahilinde özellikle gençlere, anne-babalara, öğretmenlere ve toplumun tüm katmanlarına anlatmaya çalışıyoruz” dedi.

received_10153741694648249

“Kurtulmanın En İyi Yöntemi Hiç Başlamamaktır”

Bağımlı kişi ilaçlarını kullansa da o hastalık o kişinin içinde yer ediyor ve ömrünün sonuna kadar dikkat etmesi gerekiyor. Madde bağımlısı olmuş ve daha sonra 10 yıl temiz kalmış bir insan hayatında herhangi bir problemle karşılaştığında madde kullanmayı yeniden aklına getirebiliyor. Madde bağımlılığından kurtulmanın en etkili yönteminin hiç başlamamak olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “Madde kullanımının güvenli bir dozu ve kullanım şekli yoktur. Madde bağımlılığının tedavisi vardır. İmkansız bir hastalık değildir. Yalnız kişi istemezse madde bağımlılığından kurtulmak ne yazık ki imkansızdır” şeklinde konuştu.

Ceza Almadan Tedavi Olmak Mümkün

Tıra gelen madde bağımlıları olduğunu ve kendileriyle bu konuda konuşma cesareti gösterebildiklerini söyleyen Yalçınkaya, “Madde bağımlıları inanılmaz bir çıkmaz içindeler. Belirli bir kısmı kurtulmak istese de ne yapacakları hakkında bilgi sahibi değiller. Bizimle konuşup yardım isteyenlere biz gerekli bilgilendirmeyi ve yardımı sağlıyoruz” dedi. Bir kişi adli birimlere yakalanmadan önce tedavi merkezine başvurup kurtulmak istediğini bildirirse Türk Ceza Kanunu’nun 192. maddesine göre etkin pişmanlıktan o kişiye ceza verilemeden tedavi süreci başlatılıyor. Kişinin tedavisine başlandıktan sonra bir daha madde kullanmamaya ve hastanedeki tedavi sürecini tamamlamaya yönelik ikna edilmesi gerekiyor. Hastaneden çıktıktan sonra aynı arkadaş ortamına dönen kişi yeniden madde kullanımına başlama eğilimi gösteriyor. Bu nedenle tedaviden sonra kesinlikle aynı sosyal çevreye geri dönmemek gerekiyor.

received_10153741694573249

“Bonzai Doğal Sanılıyordu”

Madde bağımlılığı hakkında görüşlerine başvurduğumuz İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yargıç, Türkiye’de son yıllarda en çok artış gösteren problemin Bonzai ya da Jamaika adıyla bilinen sentetik esrar olduğunu belirtti. Tamamen laboratuvar ortamında oluşturulan bu kimyasal maddeler yaklaşık 5 yıldır Türkiye’de bulunuyor. Önceleri doğal olduğu ve bağımlılık yapmadığı söylenen hatta internette reklamları bile yapılan bu uyuşturucu hızlı bir şekilde yayıldı ve bütün dünyada yeni olduğu için yasaklı maddeler kapsamında bile değildi. Daha önceden esrar kullanan kişilerin “Esrarın biraz daha sertiymiş” diyerek bu maddeyi kullanmaya başladıklarını söyleyen Prof. Dr. Yargıç, “Bonzainin bağımlılık potansiyeli esrardan kat be kat daha fazladır. Daha önce birkaç kez esrar kullanan insanlar bu maddeyi her gün hatta sabahtan akşama kadar kullanmaya başladılar. Artık günlük hayatlarını sürdüremez hale geldiler. Ulaşımının kolay olması, kullanmaya başlandığı ilk yıllarda idrar tahlilinde çıkmıyor olması, koku oluşturmaması da bunu yaygınlaştırdı” dedi.

“Madde Kullanımı Rus Ruleti Gibidir”

Yenilik arayışı içinde olanlar, gözü kara olan yani risk almaya yatkın ve iradesinin çok güçlü olduğunu düşünen insanlar bu maddelerin kullanımını denemeye eğilimlidir. Madde kullanımı başladıktan sonra kişi bu madde isteğini doğal bir ihtiyacı gibi düşünmeye başlıyor. Oysaki daha önce kendisinde olmayan bir dürtüyü harekete geçiriyor. Kullandığında beyinde bir takım değişiklikler oluşuyor ve canı o maddeyi istemezken o maddeyi istemeye başlıyor. Varoluşumuzun yemek yemeyi istemeye programlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yargıç, “Doğuştan uyuşturucu kullanmaya programlanmamışız. Beyinde meydana gelen birtakım değişiklikler bu arzu ve isteği oluşturuyor. Ve bu arzu ve istek o kadar artıyor ki kişinin davranışlarını ve kararlarını yönetir hale geliyor. Ama ona karşı koymadığı sürece kişi bunu kendisine ait bir istek sanıyor” dedi. Bir maddeyi kullanmayı Rus ruleti oynamaya benzettiklerine söyleyen Prof. Dr. Yargıç, “İçerideki bir mermi belki birkaç kez size denk gelmiyor ve keyif alıyorsunuz. Ancak devam edildikçe o mermi kesinlikle sizi vuracaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

Share.

About Author

Comments are closed.