Hayatlarının Öykülerini Okudular

0

AJANS ÜNİVERSİTE-Elif KARAKOÇ

Fotoğraf- Burcu GÜLER

 

Bu yıl altıncısı düzenlenen “İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali”, üçüncü gününde Türk öykücülüğünün önde gelen isimlerinden Ercan Kesal, Hikmet Hükümenoğlu ve Yekta Kopan’ı “Hayatımın Öyküsü” söyleşisiyle okurlarla buluşturdu

 

Yazarların, katılımcılara kendilerini en çok etkilemiş yapıtlardan bölümler okuyarak bu yapıtlardan nasıl ilham aldıklarını aktardığı söyleşide öykü ve hayat ilişkisi konuşuldu.

Yazarlığının yanında senarist ve oyuncu kimliği ile tanınan Kesal, dünyanın en iyi öykücüsü olarak tanımladığı Anton Çehov’un sade, kısa ve basit anlatımıyla aslında en zoru yaparak derin anlatımı ile öykülerinde başarıyı elde ettiğini ifade etti.

 

 

DSC_0121

 

 

Çehov’un herhangi bir ideolojiye başvurmadan sadece durum tespiti yapmasıyla sade ve ağırbaşlı bir hayat anlayışını aktardığını söyleyen Kesal, “Kendimi tazelemek istediğimde Çehov okurum. Özellikle ‘Bozkır’ adlı öyküsü içinde kendi çocukluğumu, geçmişimi bulduğum bir öyküdür” diyerek öyküden bir bölümü katılımcılara okudu.

 

 

“Öykü Kurmanın Büyüsü Büyük ve Süslü Laflarla Sağlanmıyor”

Gerilim ve cinayet romanlarıyla bilinen Hikmet Hükümenoğlu ise öyküde konunun işleniş tekniğinin önemi üzerine konuştu.

 

 

DSC_0130

 

Yazarlığını etkileyen yapıtın İtalyan yazar İtalo Calvino’nun “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” adlı romanı okuduğunu söyleyen Hükümenoğlu, “Bu eserin beni şaşırtan ilk tarafı ikinci tekil şahıs ile yazılmasıydı. Farklı yazılış tekniği, bana anlatılmak istenenin ne olduğundan çok nasıl aktarıldığının önemli olduğunu fark ettirmiş ve romanın ne olduğunu göstermiştir. Bu kitap sayesinde, öykü kurmanın büyüsünün büyük ve süslü laflarla sağlanmadığını kavradım” dedi.

 

 

“Okumaktan Daha İyi Bir Şey Bilmedim, Yazmak İçin”

Söyleşide son sözü alan ödüllü yazar Yekta Kopan ise doğum ve ölüm arasındaki süreci anlamlandırabilmenin sadece okumak ve yazmak ile olabildiğini, “Okumaktan daha iyi bir şey bilmedim yazmak için” sözleriyle vurgularken kendisi için edebiyatın bitmek bilmeyecek bir hesaplaşma ve mücadele aracı olduğunu dile getirdi.

 

 

DSC_0134

 

Ferit Edgü’nin “İşte Deniz, Maria” isimli eserinden kısa bir bölüm okuyan Kopan, öykünün okumuş olduğu kısa bölümüyle bile gerek tekniğiyle gerekse aktardığı duyguyla amacına ulaşıyor olmasının kendisini büyük ölçüde etkilediğini söyledi.

 

Share.

About Author

Comments are closed.