Girişimsel Radyoloji Birçok Hastalığa Çare Oluyor

0

TGRD tarafından düzenlenen 10. Girişimsel Radyoloji Yıllık Toplantısı 500’ü aşkın katılımcı tarafından takip edildi. Toplantıda, girişimsel radyolojideki son bilimsel gelişmeler ve güncel uygulamalar sunuldu.

“Hasta yara görmek istiyor”

Toplantıda konuşan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füruzan Numan, girişimsel radyolojide açık ameliyatlar yapılmadığı için hastaların tedavi olduğuna inanmakta güçlük çektiğini belirtti. Hastaların girişimsel radyolojiyi hafife aldığını söyleyen Prof. Dr. Numan, “İşin en komik tarafı, hasta yara görmek istiyor. Karnında yara yok, inlemiyor. Aile gelip başında ağlamıyor. Yoğun bakım yok. Trajik hiçbir olay yok. Hasta duruma inanamıyor” şeklinde konuştu.

Girişimsel radyoloji sonrasında hastaya yapılanları tek tek anlattıklarına değinen Prof. Dr. Numan, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlar arasında cerrahların ameliyat yapıp hastaları kurtardıklarına dair öğrenilmiş bir cerrahi alışkanlık var. Ancak bir radyolog bu işi çok rahat bir şekilde yaptığında durum algılanamıyor. Çok büyük hazırlıklarla büyük bir ameliyat gerçekleştiriliyor; ancak hasta hiç hissetmiyor.”

istock_000010762149medium

Bacak Damarlarındaki Tıkanıklıklara Son

Damar darlık ve tıkanmalarını açabilen bir ilaç olmadığını belirten Prof. Dr. Numan “Daha önce ameliyatla tedavi edilen damar tıkanmaları, yerini daha kolay ve riski daha az olan girişimsel anjiyografi ile yapılan tedavilere bırakıyor. Damar tıkanmalarını açmada kullanılan balon ve stentlere ek olarak damar açma cihazları geliştiriliyor. İlaç kaplı balonlar ve ilaç kaplı stentler açılan damarların daha zor tıkanmasını ve daha uzun süre açık kalmasını sağlıyor. Önümüzdeki dönemde vücutta eriyen ve iz bırakmayan stentler yaygın olarak kullanıma girecek. Bu yöntemler tedavide başarıyı artıracak. Bu tedavilerin kolay olması, ameliyata göre az riskli olması ve yüksek teknoloji ile desteklenmesi en önemli avantajları” şeklinde konuştu.

Girişimsel Radyolojide İleri Teknoloji Kullanılıyor

Girişimsel radyolojide kullanılan yüksek teknolojinin hastalara konforlu tedavi imkânı sunduğunu belirten TGRD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Halil Öztürk, girişimsel radyolojideki sorunlardan birinin halen resmi bir yan dal olamamasından kaynaklandığını vurgulayarak şu açıklamalarda bulundu: “Radyolojinin altında bir yan dal ya da ayrı bir bilimsel dal olmamamız, bu işlemleri yaygınlaştırmamızı engelliyor. Yan dal ya da bağımsız bir bilim dalı olamadığımız için, hastalarımız bize doğrudan ulaşamıyor. Ancak doktorların yönlendirmesiyle bizlere ulaşabiliyorlar. Bu durumda da vatandaşlarımız yanlış yerlerde zaman kaybedebiliyor.”

“Her Gün En Az Yarım Saat Yürünmeli”

TGRD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent Oğuzkurt, toplardamardaki kapakların yetersizliğine bağlı gelişen bir toplardamar hastalığı olan varis konusunda bilgi verdi. Varisin kadınlarda ve gelişmiş ülkelerde daha sık görüldüğünü ifade eden Oğuzkurt, şunları kaydetti: “Yeni iş ve yaşam koşulları nedeniyle bacaklarımızı eskisinden daha az hareket ettiriyoruz. Çünkü daha az yürüyor, daha çok oturup daha uzun süre ayakta hareketsiz kalıyoruz. Varis herkeste görülmekle birlikte hareketsiz yaşam tarzı olanlarda daha sık görülüyor. Hareketsiz yaşam vücuttaki birçok organ ve uzvun çalışması için kötü sinyaller verir. Bu nedenle herkesin mümkünse her gün en az yarım saat yürüyerek, yüzerek ya da bisiklete binerek bacaklarını çalıştırması gerekir. Çünkü vücudumuz böylesinin doğru olduğunu söylüyor.”

Girişimsel Radyoloji Bağımsız Bir Bilim Dalı Olmalı

Girişimsel radyolojinin en önemli sorunu, halen resmi olarak yan dal kabul edilmemesi, yani bağımsız ayrı bir bilim dalı olmaması. Bu sorun nedeniyle hastalar doğrudan birçok merkeze ulaşamıyor. Girişimsel radyolojinin resmi olarak yan dal kabul edilmesi halinde konuya ilgi duyan hekimler daha kolay bir şekilde yetişebilecek.

Fotoğraf: İHA

Kaynak: Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Share.

About Author

Comments are closed.