Genç Yönetmen Erdem Tepegöz Zerre’yi Anlattı

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Nihan OĞUZ, Elif YILMAZ

Başarılı Genç Yönetmen Erdem Tepegöz, Yrd. Doç. Dr. Mesut Aytekin’in Film Yönetmenliği dersi kapsamında İÜ İletişim Fakültesi’ne gelerek İÜWEBTV’nin sorularını cevaplandırdı.

Filmin hikâyesi,Zerre’yi yazmadan önce üzerinde çalıştığı başka bir proje için mekân araştırması yaparken Tepegöz’ün tesadüfen tanıklık ettiği, kızı ve annesiyle yaşamını sürdürme mücadelesi içinde olan bir kadının hayatına dayanıyor. Tarlabaşı’nda, tek göz odada, sadece iğne yaparakyaşam mücadelesi veren bu kadının hayatı,Tepegöz’ü derinden etkilemiş. Daha sonra bu hikâyeye odaklandığını belirten Tepegöz, konu hakkında şunları söyledi:

“Zerre’nin ilk çıkış noktaları bu hikâyeye dayanmaktadırBu noktalardan hareketle kurmaca bir yapı kuruldu.Fakat gerçek karakterle filmde canlandırılan karakter arasında şöyle bir fark var: Zerre’deki Zeynep karakteri, benim tanıdığım o gerçek kadının karakterinden beslenmiş olsa dahi ondan daha güçlüdür, daha mücadelecidir, ayakta daha dik durur, daha inançlıdır, daha savaşçıdır. Benim tanıdığım karakter ise daha yenik, bitmiş, vazgeçmiş bir karakterdi. Belki ben gördüğüm gerçekliği daha etkileyici kılmak için çok farklı yansıtmak istedim karakteri.”

DSC_9588

Sinemaya belgesel çekerek adım atan, Zerre filmine bu türün özelliklerini yansıtan Tepegöz, sinema çalışmalarına belgesel türü ile başlamasının, ortaya koyduğu filme hem içerik hem biçim bakımındanbir hayli katkısı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Ülkemizde ve yurt dışında çok fazla dolaşma ve pek çok mekânda çekim yapma fırsatı buldum. Farklı meslek gruplarından gelen, gelir seviyeleri veyaşama biçimlerifarklı birçok insanla tanışma şansım oldu. Bu, benim öykü zenginliğimi arttırdı. İşçi sınıfından çok fazla insanla sohbet etmem ve onların sorunlarını dinlemem, bir şekilde Zerre‘nin de işçi sınıfına dokunan bir film olmasını sağladı.Belgesel geçmişim nedeniyle, olayın yakınında olmayı seven bir yapım var. Bu yüzden filmde de sürekli Zeynep’in etrafındayız. Sürekli onunla birlikte hareket ediyoruz. Bu da belgeselden gelen bir yaklaşım.”

“Zerre, Şanslı Bir Film”

Katıldığı yurt içi ve yurt dışı festivallerden birçok ödülle dönen Zerre’nin böylesine büyük bir başarı kazanacağını beklemediğini söyleyen Tepegöz, Zerre’yi şanslı bir film olarak gördüğünü belirtti,bu bağlamda sözlerini şöyle sürdürdü: “İyi kötü tartışması, benim yapabileceğim bir şey değil. Vizyonda fazla bir şey yapamadık. 5000 seyirciye ulaştık. Fakat festivaller yönünden başarılı olduk.Zerre 30 ülkeyi gezdi ve 23 ödül aldı. Jale Hanım, En İyi Kadın Oyuncu klasmanında çok fazla ödül kazandı. Açıkçası bunubeklemiyordum ve benim çok planladığım bir şey değildi. Ben en çok ‘Ya hiç kimse film üzerine bir şey yazmaz, hiçbir şey söylemezse…’ diye korktum. Kötü eleştirilmekten değil, hiç yazılmamaktan… Ama Allah’tan öyle olmadı. Filmin bir şekilde bir yerlere ulaşıyor olması, sizin anlatmak istediğinizin de ulaştığının göstergesi. Ödüller benim için sadece yeni filmimi çekebilmem için biraz daha yeni imkân demek.”

“Anadolu Öykü Dolu Bir Coğrafya”

Günümüz Türk Sineması’nda çok büyük bir ivme olduğundan bahseden Tepegöz, vizyonda iyi gişe rakamları elde eden ve dünyanın birçok festivalinde ödül alan sanat filmleri olduğunu ifade etti. Ayrıca ülkemizdeki potansiyelin yükseldiğini belirtti,çekilen film sayısının giderek artacağından söz etti. ÖzellikleAnadolu’nun öykü dolu bir coğrafya olduğuna dikkat çekerek farklı etnik unsurlar, farklı düşünceler barındıran bu coğrafyanın, Türk Sineması için büyük bir umut olduğunu söyledi.

“Hedefim Vizyon Değil”

İyi filmlerin çok gişe yapmamasının dünyanın her yerinde görülen bir sorun olduğuna işaret eden yönetmen, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “İzleyicilerin çoğu artık sorunlarla ilgilenmek istemiyor. Bu nedenle sinemanın eğlence tarafı daha ağır basıyor. Öyle ki zaten birçok sorunla cebelleşen insanlar, biletle satın aldıkları iki saati iyi geçirmek istiyorlar. Ben Zerre’yle sokaktaki insanlara değil, ışık tuttuğum sorunla ilgilenebilecek insanlara ulaşmayı hedefliyorum. Çünkü yaptığım filmle insanları eğlendirmek değil, onların sorgu mekanizmalarını harekete geçirmek istiyorum. Benim hedefim vizyon değil.”

Filmin adı neden Zerre?

“Zerre, bence çok güçlü bir kelime. İçinde hem mikroyu hem makroyu barındırıyor. Filmin ana görsel temasında çok kalabalık fabrikalar, çok fazla insan, uçuşan parçacıklar var. O çokluğun içerisinde anlamsız gibi görünsek de, yakından baktığımızda, içimizde büyük bir çatışma, mücadele barındırdığımızı görüyoruz. Bunu vurgulamada,Zerre’nin mikroyu ve makroyu verebilen güçlü bir metafor olduğunu düşündüm. Küçücük gibi duruyor ama aslında içinde çok büyük bir evreni de barındırıyor.”

zerre_afis

 

Share.

About Author

Comments are closed.