Fotoğrafçılık Heykelcilikle Birleşti

0
AJANS ÜNİVERSİTE- Merve REİSOĞLU

Metin Tütün, ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu. Fakat, sanat onun için bir tutku. Tütün 20 yılı aşkın bir süredir fotoğraf çekiyor. Fotoğraflarını daha önce kimseyle paylaşmayan Tütün, bir arkadaşının yönlendirmesi üzerine fotoğraf sergisi açmaya karar verdi ve 2009 yılında Gama Galeri’de “Gölgeler Çekildiğinde” sergisini açtı. Serginin adını Cahide Birgül’ün bir romanından aldığını dile getiren Tütün, fotoğraf ve heykelle birlikte bir anlamda edebiyatın da sergiye bir dokunuşu olduğunu belirtti. 2015 Contemporary İstanbul’da da iki fotoğrafı ve iki heykeli yer aldı. Çektiği fotoğrafların heykel halinde görülmesi ise sanatseverlerin ilgi odağı oldu.

20151113_144412

Çağdaş Fotoğrafçılık Algısı

Çağdaş fotoğrafçılık algısı hakkında bilgi veren Metin Tütün: “Ben öncelikle fotoğrafçıyım.  Fotoğraf denince ilk akla gelen görüneni taklit etmek, birebir aktarmak, bir anlamda çoğaltmak. Ancak; çağdaş fotoğraf bunu çoktan aştı, artık fotoğrafa sadece bir ‘ayna’ işlevi yüklemiyoruz. Kendi bakışımızı, algımızı, estetik kaygılarımızı katıyoruz.  Benim fotoğraflarımda birçok izleyici, ışık ve gölge kullanımının altını çizdi. Zaten fotoğraf, ışık ve gölge işi değil mi? Fotoğraflarımda bazen ışıkla gösterip, gölgeyle saklıyorum. Bazen gölgeye sakladığımı ışıkla gösteriyorum” dedi. Heykel çalışmalarında bu deneyimi çamurla, taşla sürdürdüğünü söyleyen Tütün, “Farklı disiplinleri, sanatın çeşitli imkânlarını bir arada kullanmak bana çok heyecan verici geliyor. Bir bedenden, bir görüntüden yola çıkarak, farklı malzemelerle bambaşka eserler ortaya koyuyorsunuz” diyerek fotoğrafçılıktaki felsefesini nasıl heykel sanatına taşıdığını ifade etti.

20151113_144401

Fotoğraf Heykel Birlikteliği  

İlk heykellerinden birinin bir terracotta rölyef olduğunu söyleyen Tütün, 20. yüzyılın önde gelen sürrealist sanatçılarından Man Ray’ın bir kadının sırtını kemana çevirdiği“İngres’in Kemanı” fotoğrafından esinlenerek bu işe başladığını vurguladı.  Fotoğraf konusunda Alberto Modiano’nun, heykel konusunda ise Bihrat Mavitan ve Anar Eyni’den  büyük destek gördüğünü ifade etti.

Metin Tütün: “Klasik sanat insanlığın ortak birikimidir. Her kuşak, her coğrafyada bunun üzerine bir şeyler ekliyor. Reddedenler, radikal manifestolarla ortaya çıkanlar için bile mihenk taşı klasik sanat. Klasik sanattan söz ederken “eleştirellikten” çok,  “kavrama” ve “yeniden yorumlama” dan söz etmek isterim. Benim heykellerim de daha çok klasik formlara yakındır” diyerek eleştirelliğin sanattaki yerine işaret etti.

Heykellerin yapım aşamalarından söz eden Tütün, “Ben önce genel olarak stüdyoda fotoğraf çekiyorum. Sonra eğer fotoğraf güzel olursa aynı pozun kilden heykelini yapıyorum. Daha sonra silikon veya alçı kalıbı alınır. Bronz veya alüminyum döküm yapılır. Daha sonra da patine denilen boyama işlemi yapılır. Böyle 1-2 cümlede anlatınca kolay ve hızlı görünüyor ama pek öyle olmuyor. Ayrıca hem fotoğraf hem heykel olduğu için süreç daha da uzun olabiliyor. Yine de tamamlanma süresi tamamen değişik olabiliyor. 1-2 yılı aşkın süredir tamamlayamadığım heykellerim de var, bir kaç haftada tamamlanıp sergilenen heykellerim de var” diyerek işin ne kadar zahmetli ve sabır isteyen bir süreç olduğuna dikkat çekti.

“Dünyayı güzellik ve sanatın kurtaracağına” vurgu yapan Tütün, 2016’nın Ekim ayında Gama Galeri’de bir sergisinin daha sanatseverlerle buluşacağını ifade etti.

Share.

About Author

Comments are closed.