Eğitim İçin Geç Değil

0

AJANS ÜNİVERSİTE

Haber bültenlerinde arada sırada karşımıza çıkan “öğrenciler için af çıktı” başlığı, hepimizin ilgisini çekmiştir. Birçok kişinin bu konu hakkında kabaca bir bilgisinin bulunmasına karşın, bu aflardan yararlanan öğrencileri tanıyabilme şansına birçoğumuz sahip olamadık. İstanbul Üniversitesi’nde de afla dönen birçok öğrenci var. Okulumuza af ile dönen öğrencilerle neden okulu bıraktıkları, nasıl geri döndükleri, ne gibi zorluklarla karşılaştıkları ve gelecek planları üzerine birer söyleşi yaptık.

“Arkadaşlarımın Varlığı Beni Okula Daha Çok Bağladı”

İstanbullu olan Sema Erduman, yarım bıraktığı antropoloji bölümüne 2011 yılında dönüş yapmış. O dönem, yıllık ders sisteminin olduğunu ve veremediği dersler yüzünden evde beklerken okuldan soğuduğunu ve nihayetinde okulu bıraktığını anlatan Erduman, İstanbul Üniversitesi kapısını her gördüğünde içinin cız ettiğini ve af haberini duyunca hiç düşünmeden üniversiteye tekrar kayıt yaptırdığını belirtti.

DSC_3683

“Okuldaki Her Anı Çok Önemli”

Üniversiteye dönüşü için ailesinden ve arkadaşlarından olumlu destek gördüğünü söyleyen Erduman, okulu bıraktığı döneme göre çok daha fazla dersinin olduğunu, dersleri çok daha ayrıntılı gördüklerini belirterek daha donanımlı biri olarak mezun olduğunu söyledi. Yeğeni ve kuzeninin kızının da üniversite öğrencisi olduğunu belirten Erduman, “Üniversiteye başlamam yeğenimle zaten iyi olan diyaloğumuzu geliştirmemize vesile oldu. Birbirimize destek olduk. Özellikle bilgisayar konusunda bana çok yardımcı oldu” dedi. Not çıkararak çok daha verimli ders çalıştığını keşfettiğini söyleyen Erduman, “Sınavlarımı veremem diye korkarken bütünleme sınavlarına bile girmeden geçtim sınıflarımı” dedi. Öğrenciler, idari ve akademik personel tarafından çok güzel karşılandığını ve hiçbir sorun yaşamadığının altını çizen Erduman, okuldaki her anının çok önemli olduğunu söyleyerek “Özellikle afla dönen Gülşen ve Şengül gibi arkadaşlarımın varlığı beni okula daha da sıkı bağladı” dedi.Erduman, genç sınıf arkadaşları için de, “İnşallah bu pırıltıları ömür boyu devam eder ve hayatta başarılı olurlar” temennilerinde bulundu.Yoga öğretmeni ve şifacı olan Erduman, üniversitenin yarım kalmışlık duygusuna sebep olduğunu ve mezuniyet olduğunda bu duygudan kurtulduğunubelirtti.

“Kendimi Öğrenci Gibi Hissetmemde Çocuklarımın Payı Büyük”

Evlendiği için 1983 yılında antropoloji bölümünü bırakmak zorunda kalan Gülşen Kuroğlu, “Keşke okulu bitirip öyle evlenseydim dedim defalarca. Üniversiteden kaydımı alarak açıköğretime başladım. Burada İşletme Fakültesi’ni bitirdim. Daha sonra muhasebe ve dış ticaret alanlarında eşimle beraber çalıştım. İki çocuğum var. Oğlum, Boğaziçi mezunu, kızım da Bilgi Üniversitesi’nde Moda Tasarımı okuyor. Çocuklarım, sunum hazırlamamda, tez yazmamda bana çok yardım ettiler. Kendimi öğrenci gibi hissetmemde çocuklarımın büyük bir katkısı var” dedi. Üniversitede çok iyi karşılandığını belirten Kuroğlu, yaşadığı sorunun daha ziyade “sen” ya da “siz” diye hitap etme konusunda olduğunu belirterek, “Üniversitede çok mutluyum. Buraya bilgilendiğim için keyif alarak geliyordum” dedi. Kuroğlu, “Notlarımız gayet iyi. 4.sınıfı 4 senede bitirmiş gibi olacağız. Bazen bir dersi bıraksam yine arada öğrenciliğimi sürdürsem mi diye düşünüyorum, ancak hangi dersi seçeceğimi de bilmiyorum. Biz bölümümüzde 3 yakın aflı arkadaştık. Aslında 4 aflıyız ama bir arkadaşımız çalıştığı için biz 3 aflı bilfiil geldik. Güzel bir arkadaşlık bağı kurduk inşallah bu arkadaşlığımız sürer” dedi.

DSC_3728

“Üniversite Enerjisi Bambaşka”

Öğretim üyeleri ile de iyi bir ilişki kurduğunu belirten Kuroğlu, “Açık öğretimden mezun olduğum için bazı derslerden muaf oldum. Bu durum, okula adapte olmamı kolaylaştırdı. 3. sınıfta çok zorlandım, eve kapanarak ders çalıştım sınıfımı geçebilmek için. Gittiğim her yere kitaplarımı da götürüyordum. Kitap okur tadında ders çalıştım. Üniversite ile hayatım oldukça düzenli bir hale geldi. Üniversite, kattığı bilgiler haricinde sosyalleşebilmek için de harika bir yer. Anılarımı arşivleyerek oldukça dolu bir fotoğraf albümü yaptım. Gençken böyle şeylere pek önem verilmiyor. Üniversite, enerjisi ile insanı dinç tutan bir yer” şeklinde konuştu.

“Üniversiteyi Bitirerek Yarım Kalmış Bir Cümleyi Tamamladım”

İzmitli olan Şengül Pilavcı, terör dolayısıyla derslere ara verilmesi nedeniyle antropoloji bölümünü yarım bıraktığını, birkaç kez daha af ile okula döndüğünü fakat çeşitli sebepler ile eğitimini bir türlü tamamlayamadığını aktardı. Pilavcı, “2011 yılındaki af ile kendime zaman ayırmam ve okulumu bitirmem gerektiğine karar verdim ve üniversiteye döndüm. Son döneme kadar alttan ders bırakmadan geldim” diyerek sözlerini “Üniversiteyi bana sunulmuş bir armağan olarak düşünüyorum. Bu nedenle hiçbir zorluk yaşamadan bitirdim okulu. Derslerimi hiç aksatmadım ve günü gününe çalıştım. Öğrenci ruhu ben okulu bıraktığım dönemde de aynıydı, şimdi de aynı” şeklinde sürdürdü. Pilavcı, üniversiteye dönerek virgülle yarım bıraktığı cümlesini tamamladığını ve akademik bir gelecek beklentisi olmadığını belirtti. Üniversitenin bakış açısı, bilimsel düşünce gibi birçok konuda kendisini geliştirdiğini ifade etti.

DSC_3692

“Araştırmanın Sonu Yok”

Kızından büyük destek gördüğünü belirten Pilavcı, “Çalışma ortamı çok önemli öğrencilik hayatında ve bu ortamı bana kızım sağladı” dedi. Okuldaki her gününü hafızasına kazıdığını aktaran Pilavcı, genç arkadaşlarına “Araştırmanın, bilimin, bilmenin, okumanın sonunun olmadığını ve her yaşta bunun çok rahatlıkla yapılabileceğinin en güzel örnekleriyiz belki de biz. Çünkü gerçekten toplumda belli bir ön yargı var yaşımız nedeniyle. Hâlbuki biz birçok dersi son derece başarılı ve iyi notlarla yapabiliyoruz yani bir kere o insanın kendine olan güvenini çok geliştiriyor ve araştırmanın ve bilmenin hiç sonun olmadığını gösteriyor. Bu çok heyecan verici bir şey ve arkadaşlarımdan yaşı zamanı ne olursa olsun okumalarını veya bilimi takip etmelerini rica ediyorum” diye seslendi.

“Keşke” Kelimesini Hayatından Atmak İçin Okula Geri Döndü

Geçtiğimiz yıl İÜ İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü’nden mezun olan Hülya Erdem, tercih hatası sebebi ile istediği okula gidemeyince üniversiteye kayıt yaptırmamış ve kapsamlı bir af neticesinde “keşke” kelimesini hayatından atmak için okula geri dönüş yapmış. Aile ev arkadaşlarından destek gördüğünü ancak bu dönüşü yadırgayanların da olduğunu belirten Erdem, kızıyla aynı yıl, aynı üniversitenin farklı bölümlerine kayıt yaptırdıklarını belirtti. Erdem “1. sınıftaki ortak derslerimizde kızımla yardımlaştık. Onun dışında da vize ve final dönemlerinde hep beraber ders çalıştık. Ders çalışmam gereken dönemlerde ev işlerimi biraz aksattım ama bana anlayış gösterdiler” dedi.

hulyaerdem1 (6)

Afla dönen öğrencilerin yaşadığı öğrenci-öğretmen karmaşalarına dikkat çeken Gülşen Kurtoğlu bizlerle güzel bir anısını da paylaştı: “Bir gün 3 aflı öğrenci sınıfın kapısında bekliyorduk. Kemal Özer hocamız bizi görmüş, çözememiş bu 3 öğretmen neden sınıfın kapısında bekliyor. 3 kişi mi ders veriyor gibi düşüncelere kapılmış. Sonra bir gün dersimize girdi. Biz de o sırada fotoğraf çekiliyorduk. ‘Bensiz fotoğraf olmaz’ diyerek o da kareye dâhil oldu. Herkesi kendimiz gibi sanarak ‘Siz de mi aftan geldiniz?’ dedim. O da ‘Evet’ dedi ve kürsüye geçerek ders anlatmaya başlayınca hepimiz şaşırırdık. Daha sonra o fotoğrafı tab ettirerek hocama hediye ettim.”

“Hocalarıma Teşekkür Ederim”

Üniversiteye doğum gününde döndüğünü belirten Erdem, “2. ya da 3. sınıfta, arkadaşlarım hocamızdan izin alarak derste bana sürpriz bir doğum günü düzenlemişler. Çok mutlu olmuştum” diyerek okulla ilgili en özel anısının bu olduğunu belirtti.Yüksek lisans yapmayı düşündüğünü belirten Erdem, bölüm 1.si olarak mezun olduğunu ve şu an bunun rahatlığını yaşadığını paylaştı.Erdem, dereceye girmek için büyük bir çaba harcadığını, af ile döndüğü için neredeyse derecesinin verilmeyeceğini, bu konuda fakülte dekanı, hocaları ve fakülte sekreterinden büyük yardım gördüğünü belirterek “Hiçbir dersten muafiyetim yoktu. Diğer öğrenciler gibi okuduğum için dereceye girebileceğime dair bir karar verdiler. Tesadüf ederi sormasam, hiçbir derece elde edemeden mezun olacaktım, biraz da şanslıyım sanırım” dedi. Erdem sözlerini “Arkadaşlarıma, hocalarıma özellikle de Nilüfer, Neşe, Mesut, Gülin ve Şükrü hocalarıma ilgileri için teşekkür ediyorum” cümlesiyle noktaladı.

Haber: Lale Cansu TUTAR

İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

Share.

About Author

Comments are closed.