tempobet

Ağaçtan Al Haberi

0

AJANS ÜNİVERSİTE-Esra MUTLU

Fotoğraf-Burcu GÜLER

 

Ağaçların yıl halkaları üzerinde yapılan çalışmalar sayesinde geçmişte yaşanmış olayların tarihleri tespit edilebiliyor.

 

Yıl halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanan dendrokronoloji, eski Yunanca dendro (odun-ağaç), kronos (tarih) ve logos (bilim) kelimelerinden oluşuyor. Dendrokronoloji, iklim tarihinin ortaya konmasından, tarihî binalarda ve arkeolojik kazılarda çıkan ahşap materyallerin tarihlendirilmesine kadar çok farklı alanlarda bilgiler verebiliyor.

 

Dünyanın pek çok ülkesinde ağaçların gövdelerinde araştırmalar yapılıyor. Dendrokronoloji Türkiye’de 1930’lu yıllardan itibaren bilinmesine rağmen bu alanda ilk çalışmalar 1937’de yapıldı. Gerçek anlamda dendrokronolojik araştırmalar ise 2000’li yıllarda başladı.

 

Ülkemizde yıl halkaları araştırmalarının yapıldığı önde gelen yerlerden biri de İÜ Orman Fakültesi Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Dendrokronoloji Laboratuvarı. İÜ Orman Fakültesi’nin doğayla iç içe olan Bahçeköy Yerleşkesi’nde, Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ünal Akkemik’ten dendrokronolojiye ve dendrokronolojiile yaptıkları araştırmalara dair bilgiler aldık.

 

Tarihlendirme Nasıl Yapılıyor?

Prof. Dr. Ünal Akkemik, tarihlendirmenin nasıl yapıldığını şu cümlelerle özetledi: “Dendrokronoloji ile tarihlendirme yapılırken, öncelikle hangi yıllara ait olduğu bilinmeyen olayların yaşandığı çevreden ağaç örnekleri ya da tarihi bilinmeyen ahşap yapılardan tahta örnekleri alınıyor. Referanslar mikroskop altında inceleniyor. Örneklerin yıl halkalarının genişlikleri ölçüldükten sonra ana grafik üzerinde gezdirilerek grafikte çakışan yıllar tespit ediliyor. Böylece bir yandan tarihlendirmeler gerçekleştirilirken diğer yandan da her eklenen örnekle beraber ana grafik daha geriye uzatılıyor.”

 

Elde 1.100 Yıllık Bir Grafik Var

Aynı bölgedeki ağaçlar, aynı yıllarda, aynı yönde büyüme yani genişleme ya da daralma yapıyor. İklim şartlarından etkilenen ağaçlar kurak geçen yıllarda dar halka, yağışlı geçen yıllarda geniş halka oluşturuyor. Yağış ve kuraklığın yanında, rüzgâr, böcek saldırısı, kaya çarpması da ağaçları etkiliyor. Ağaçlardan alınan örnekler grafik üzerinde gezdiriliyor ve en uygun noktası belirlenerek grafiğe ekleniyor. Böylece grafik geriye doğru götürülüyor. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda alınan örneklerin oluşturduğu 1.100 yıllık bir grafik mevcut. Bu çalışmalar günümüzde bilgisayar destekli olarak yapılıyor.

 

 

Prof. Dr. Ünal Akkemik (8) - Kopya

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kayıtlara Geçmeyen Çığ Olayı Tespit Edildi

Prof. Dr. Akkemik, dendrokronoloji ile ulaşılan birkaç çarpıcı sonucu da bizlerle paylaştı: “1992 yılının kışında, Kastamonu’da bir çığ meydana gelmişti. Kayıtlara geçen bir olaydı. Çığın meydana geldiği yer üzerinde bir saha çalışması gerçekleştirdik. Matematik olarak çığın olduğu yer ve ağaçların konumu örtüşüyordu. Bu yerin yan tarafındaki alanda da saha çalışması yaptık. Ağaçların yıl halkalarına bakarak orada da kayıtlara geçmese bile bir çığ meydana geldiğini saptadık. Dendrokronoloji ile bu bilgiye ulaşabildik.”

 

Tokat’ta tarihi bilinmeyen ahşap bir binanın tarihlendirilmesi yine aynı yöntemle yapıldı. 15 ile 16. yüzyıllarda yapıldığı bilinen binadan örnekler alındı ve incelendi. Alınan referanslarla grafik karşılaştırıldı. İki yüzyıllık aralığı verilen binanın 1424 yılında yapıldığı yine dendrokronoloji yardımıyla bulundu.

 

Keman Gerçek mi, Sahte mi?

Tarihlendirmelerin yanı sıra bir kemanın sahte olup olmadığı da dendrokronoloji ile tespit edildi. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden getirilen kemanın üst tahtaları incelendi. Alınan referanslar Türkiye grafiklerine değil, İtalya grafiklerine uydu. Onarım geçiren kemanın üst tahtasının 19’uncu yüzyıla, alt tahtasının 18’inci yüzyıla ait olduğu belirlendi.

 

Share.

About Author

Comments are closed.