4. Psikeart Günleri Başladı

0

AJANS ÜNİVERSİTE- Bensu ZORLU- Ozan ÖZEN

Sinema ve Ruhsal Travma oturumunu Prof. Dr. Hasan Akbulut yönetti. Oturuma Zahit Atam ve Umur Bugay mazeretleri sebebiyle katılamazken oturumda konuşmacı olarak Ayşegül Toprak ve Sibel Kaba yer aldı.

Sibel Kaba “Avrupa Sinemasında New Extreme Akımı: İzleyici Nasıl Travmatize Olur?” başlığıyla konuşmasını yaptı. Kara, filmlerde fanteziden çok eğilim olduğunu belirtti ve “Seyirciye duyumsamayla ulaşılmaya çalışılıyor. Gördüğümüz şeyleri izliyoruz ama bazı duyguları kontrol edemiyoruz. İzleyici artık şiddetin gösterilme biçimini sorguluyor” diye konuştu.

Ayşegül Toprak ise konuşmasında “New Extreme” türü filmlerde şiddet, tecavüz gibi konular olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı: “Filmleri sadece göz ve kulakla değil, bütün bedenimizle izliyoruz. Belli sahneler şiddete eğilimi arttırıyor. Filmler aşırı kamera hareketliliği ile izlenmesi zor bir hal alıyor. İzleyici de sadece gözetmekle kalmayıp travmayla yüzleşip bütünleşiyor. İzleyici kendi deneyimleriyle bu film hakkında çıkarımlarda bulunuyor.”

DSC_0041

“Sinemanın 100. Yılında Türk Filmlerinde Ruhsal Travma” oturumunda ise Doç. Dr. Şükrü Sim oturum başkanlığı yaptı. Burçak Evren ise konuşmacı olarak oturumda yer aldı. Sim “Sansür, yönetmenin yaratıcığını kışkırtıyor” şeklinde konuştu.

Burçak Evren Türk sinemasının travmayı işlemediğini, travmayı yarattığını ve melodram türünü bilinçli olarak seçmediğini nedeninin de sansür olduğunu vurgulayarak “Melodramda karakter yoktur, tip vardır. Bu durum sinemada kadını “iyi kadın ve kötü kadın” olarak ayırmıştır. Durumlardan çok olayların, karakterden çok tiplerin ve sansürün ön plana çıkması sinemayı kısıtlamıştır. Düz anlatım farklı kuşaklar üzerinde aynı çıkarım yapılmasına sebep oluyor. Eskiden melodramlar küçümsenerek izlenirdi. Ancak daha sonra yaşama benzemeye başladı. Sinema travma yaratırken artık travmalar sinemayı yaratmaya başladı. Günümüzde yapımcılarda filminin kesilme ve biçilme korkusu var. Yaşamın koşulları sansürü kırdı.

DSC_0054

Son oturumda ise “Maden Kazaları ve Geride Kalanlar” teması işlendi. Tarık Akan’ın mazeretinden dolayı katılamadığı oturumda başkanlığı Prof. Dr. Tamer Aker yaptı. Konuşmacı olarak ise Yavuz Özkan yer aldı. Özkan, konuşmasında maden filmlerinde umutsuzluklar olduğunun ve hep aydınlığa çıkıldığının altını çizerek “Filmin sonunda işçiler el ele, kol kola çıkıyor. Birliktelikleri var. Yeni bir film çekmeyi düşünüyorum. Filmim Karl Marx’ı konu alacak. 37 yıl önce insanlar sansüre karşı mücadele halindeydi, şimdi ise çekingenlik var” dedi.

DSC_0061

 

Share.

About Author

Comments are closed.