Türkiye’nin İlk ve Tek Kadın Eserleri Kütüphanesi

Türkiye’nin İlk ve Tek Kadın Eserleri Kütüphanesi

AJANS ÜNİVERSİTE- Esra MUTLU- Lamia BAKİ

Türkiye’nin ilk kadın eserleri kütüphanesi, 1989 yılında, Fener’de bulunan tarihî bir binada kuruldu. Kütüphane, Füsun Yaraş, Füsun Akatlı, Aslı Davaz, Şirin Tekeli, Jale Baysal’ın, bir kenara itilmiş, dağınık şekilde duran, gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen dokümanları toplamak maksadıyla bir araya gelip işe girişmeleri sayesinde oluşturuldu. Görünmeyen kadını görünür, duyulmayan sesini duyulur hâle getirmeyi hedefleyen kurum, önümüzdeki yıl 25. kuruluş yıldönümünü kutlayacak.

Hem yurt içinden hem yurt dışından araştırmacılara ev sahipliği yapan ve bir araştırma merkezi olan kütüphanenin Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Işıl Baş, “Burası, Türkiye’deki kadınlarla ilgili paha biçilmez bir bilgi kaynağı. Yurt dışından cinsiyet çalışmaları için gelen araştırmacılar da oluyor. Öğrenciler ve hocalar burada araştırmalarını gerçekleştirerek derslerini yapabiliyorlar” dedi.

Doç. Dr. Işıl Baş (3)
Sanat Merkezinden Araştırma Merkezine
Kütüphanede ilk yıllarda sosyal çalışmalara da yer verildiğini anlatan Doç. Dr. Baş, “İlk on yılda, fiziksel şartlar el verdiği ölçüde, Balat’taki kadınlara eğitimler veriyorduk. Çocukların derslerine yardım ediyorduk. Kadınların, kendi bilgi birikimlerine yatırım yapabilecekleri bir yerdi burası. Aynı zamanda bir sanat merkeziydi. Müzik dinletileri, sergiler gerçekleştiriyorduk. Ancak şu anda fiziksel olarak bütün bunları yapabilmek mümkün değil. Yer darlığı yüzünden burası tamamen araştırma merkezi hâline döndü.” şeklinde konuştu.
Kütüphanede kadınla ilgili her türlü kitap, makale, tez ve kişisel arşiv yer alıyor. Toplumda öne çıkan kadınların özel arşivlerinin bağışlanmasının yanında, sahaflardan da kitap ve doküman desteği alınıyor. Bunların yanı sıra kadın hareketiyle ilgili projeler yapılıyor. Bu projelerle kütüphanenin maddi ihtiyaçları karşılanıyor.

Kütüphane, gönüllü çalışma ile yönetiliyor. Burada öğrencilerin de gönüllü olarak görev alabileceklerini belirten Doç. Dr. Baş, “Genelde, üniversitede kütüphanecilik okuyan öğrenci arkadaşlarımız geliyor, bize yardımcı oluyorlar. Genç arkadaşlarımızın, kendi gelecekleri için burayı ayakta tutmaya yardımcı olmalarını istiyoruz” dedi.

IMG_6205

Kadına Dair Her Türlü Bilgi Var
Kütüphanedeki arşiv sayesinde her geçen gün yeni şeyler keşfettiklerini ifade eden Doç. Dr. Baş, “Kadınların tıp fakültelerine ilk defa 1843 yılında kabul edildiklerini, Ermeni kadın hareketlerini, kadınların 1882 yılında ilk kez nüfus sayımında yer aldıklarını buradaki arşiv sayesinde öğrendik. Arşivimizde, Osmanlıca kadın dergilerinden tutun kadın hareketlerine kadar her türlü tarihî bilgiye ulaşabilmek mümkün. Selanik’te faaliyet gösteren ilk kadın kulübünün varlığını da yine buradaki bilgiler ışığında öğrendik.” diyerek arşive dair bilgi verdi.

Ayrıntılı, zengin bir arşive sahip olan kütüphanede, Türkiye’nin ilk kadın roman yazarı olarak bilinen Fatma Aliye’den çok daha önce roman yazmış olan Zafer Hanım’ın “Aşk-ı Vatan” romanı da yer alıyor. Bu da, kütüphanede gün ışığına çıkmayı bekleyen tarihî sırların varlığına işaret ediyor.

http://ajansuniversite.istanbul.edu.tr/turkiyenin-ilk-ve-tek-kadin-eserleri-kutuphanesi/ linkinden çıktı edilmiştir.
Sayfayı yazdırmak için TIKLAYIN! Kapat