• Facebook
  • Twitter
  • Google Plus
  • Rss
Takip Et!
29 Haziran 2017

İÜ Deniz Bilimleri’nin Hammadde Projesi: DİP-TAR


Facebook'ta Paylaş
   
Twitter
B R K
Rss

Bilim / - 29 Haziran 2017 11:27

Denizlerimizin durumunun araştırılarak hangi alanlara dökü yapılıp, hangi alanların koruma altına alınması gerektiği DİPTAR Projesi ile belirleniyor. İstanbul Üniversitesi’nin yürütücülüğünü yaptığı projeyi Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek anlattı

İÜ Deniz Bilimleri’nin Hammadde Projesi: DİP-TAR

AJANS ÜNİVERSİTE – Fatma ÇELİK

Denizel alanda çeşitli sebeplerle dolan deniz tabanından, çeşitli ekipmanlar yardımı ile çıkartılan malzemeye “tarama malzemesi”, bu malzemelerin uygun alanlara dökülmesi faaliyetine ise “dökü” ya da “bertaraf” deniliyor.

İÜ Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Fiziksel Oşinografi ve Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahsen Yüksek, şimdiye kadar taranan malzemenin özelliği ve denizdeki ortamın özellikleri dikkate alınmadan yapılan faaliyetler olduğunu belirtti. Bu faaliyetler sonucunda denizlerimize uygun olmayan dökü malzemesi boşaltıldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yüksek, bu sebeple denizde yaşayan canlılara veya habitatlara zarar verildiğini kaydetti.

Resim2

Atık Değil Hammadde

Yrd. Doç. Dr. Yüksek, denizlerimizin durumunun araştırılarak hangi alanlara dökü yapılıp, hangi alanların koruma altına alınması gerektiğini DİPTAR Projesi ile belirlediklerini ve denizlerde yapılacak tarama faaliyetleri için ihtiyaç listesi oluşturduklarını belirtti. Bu proje ile denize dökülecek atıkların belirlenen kriterlere göre, sistemli bir şekilde dökülmesi için gerekli mevzuatın bakanlıkça hazırlandığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Yüksek, “Dünyada artık denizden taranan malzemeye atık madde değil, hammadde olarak bakılıyor. Eğer uygun koşullarda ayrıştırılırsa denizlerden taranan malzemeler ve kum; inşaat, yol, kıyı doldurma, plaj yapımında kullanılarak değerlendirilebilir. Bu projenin diğer bir ayağı ise denizlere ne tür malzemelerin hangi koşullarda dökülebileceğini belirlemekti. İstanbul Üniversitesi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın konu ile ilgili hazırladığı mevzuata bilimsel olarak destek verdik. Pek çok kurum ve kuruluş bu projeye ilgi gösterdi. ODTÜ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi) projenin Akdeniz ve Ege ayağını yürüttü, İÜ olarak bizler de Marmara ve Karadeniz ayağında görev aldık. TÜBİTAK ise DİPTAR Projesi’nin hem koordinasyonunu sağlamada hem de projenin karasal alandaki işleme ve uygulamasında çalıştı” şeklinde bilgiler verdi.

Yrd. Doç. Dr. Yüksek, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanacak olan mevzuata sağladıkları katkı sayesinde bundan sonra yapılacak olan her tarama faaliyetinin içine dâhil edileceği bir veri tabanı oluşturulduğunu ifade etti. Mevzuatın yasalaşması durumunda denizlerimize, belirlenen kriterlere uygun olmayan malzemelerin dökülmesi halinde cezai yaptırım uygulanacağını ve bu sayede denizlerin korunacağını belirten Yrd. Doç. Dr. Yüksek, Çınarcık Çukuru olarak bilinen bölgeye zamanında yapılmış yanlış dökü sonucu oluşan deniz heyelanlarının o bölgedeki canlı yaşamını bitirdiğini ve deniz heyelanlarına sebep olduğunu ifade etti. DİP-TAR Projesi sayesinde bu tür yanlış uygulamaların büyük ölçüde önüne geçileceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yüksek, böylelikle denizlerin koruma altına alınacağını dile getirdi.

Resim3

1 TL Karşılığında Alınan Araştırma Gemisi

İstanbul Üniversitesi’ne ait olan araştırma gemisi Alemdar-II hakkında bilgiler veren Yrd. Doç. Dr. Yüksek, “İÜ olarak dış kaynaklı projelere önem veriyoruz. Çünkü bu projeler hem öğrencilerimizin birer bilim insanı olarak yetişmesinde hem de mevcut bilim insanlarının gelişmesinde çok önemli bir rol oynuyor. Bilimsel yayınlara ihtiyacımız var, bu proje bize çok büyük bir data oluşturma imkanı verdi. Bugüne kadar yapılmış olan tüm deniz araştırmalarının verileri de değerlendirildi” ifadelerini kullandı.

Resim1

İÜ’nün Türkiye’deki en büyük araştırma gemisine sahip olduğuna değinen Yrd. Doç. Dr. Yüksek, “Bu gemiyi Ulaştırma Bakanlığı’ndan hurdaya gönderilecekken 1TL karşılığında aldık. Alt yapısını iyileştirdik, şu anda denize en dayanıklı araştırma gemilerinden bir tanesi olarak aynı anda hem ziksel, hem kimyasal, he de biyolojik oşinografi bölümlerinin çalışmalar yapabildiği genişlikte bir araştırma gemisi haline getirildi” şeklinde bilgiler verdi.

Denizlerimize İhtiyacımız Var

Türkiye’nin çevre konusunda, üye olmamasına rağmen Avrupa Birliği’nin pek çok protokolünü uyguladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Yüksek, alıcı ortam olan denizlere atılan malzemelerin, bağlanan kanalizasyonların, iyi depolanmadığı için yağış ve rüzgârlarla taşınan çöplerin denizlerdeki oksijeni azaltarak canlı yaşamını tehdit ettiğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Yüksek, “Tarım alanlarımızı korumamız gerektiği bilincine nasıl ulaştıysak aynı şekilde deniz rezervlerimizi korumamız gerektiği bilincine de ulaşmalıyız. Çünkü denizlerimize ve içlerinde yaşayan canlılara ihtiyacımız var. Haliç buna en güzel örnektir. Yapılan rehabilitasyon çalışmaları sonucunda; bir zamanlar karasal ve denizel yaşama olanak sağlamayan Haliç, günümüzde İstanbul’un en güzide yerlerinden biri haline geldi” şeklinde konuştu.

20160822_160435

Okuyucu Yorumları

Toplam 0 yorum yapıldı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

4
AJANS ÜNİVERSİTE – Yağmur Ceren KURAL Psikodramanın Jacop Levy Moreno tarafından geliştirildiğini belirten Prof. Dr. Şendil, “Moreno biyolojik evrende avantajlı olanların yaşamını sürdürme şansına sahip olmaları gibi, sosyal evrende de kişiler ...
interview4
AJANS ÜNİVERSİTE - Armağan ŞIRVAN Güneş Sistemi’mizden 130 milyon ışık yılı uzaklığındaki NGC 4993 galaksisinde meydana gelen bu gök olayının sinyalleri, 17 Ağustos’ta Dünya’mıza ulaşmıştı. Hem daha önceki keşiflerden farklı oluşu ...
bilimkapak
AJANS ÜNİVERSİTE- Tuğçe AYÇİN, Neslihan KALKAN İstanbul Üniversitesi Bilim ve Fen Topluluğu, İÜ Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümü öğrencileri tarafından 2016 yılında kuruldu. Vizyonunu “insanlara bilim ve ...
ödüllü24
AJANS ÜNİVERSİTE – Beyza Nur KIZILDEMİR Günümüzde çikolata tüketimi hızla artarken çikolata ile ilgili bilinen yanlışlar da o oranda artış gösteriyor. Bu konuyla ilgili çalışmaları bulunan Prof. Dr. Mat, konuya çikolatanın ...
DSC_0302
AJANS ÜNİVERSİTE - Halil SAÇ HİDROİST, İÜ Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından 2011 yılında, hidrojen enerjisiyle çalışan yerli araçların üretimine katkıda bulunmak amacıyla kurulur. Geçtiğimiz yıllara birçok başarıya imza atan, toplamda 5 ...
DSC_009356
AJANS ÜNİVERSİTE – Beyza Nur KIZILDEMİR Fakülte temelinin 1930’lu yıllara dayandığını belirten Prof. Dr. Albay, o dönemden bu güne yüksekokuldan fakülteye doğru bir evrilme gerçekleştiğini söyledi. Son 1 yıldır “Su Bilimleri” ...

Arama
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi
              
İÜWEBTV
İletim Gazetesi

Copyright © 2015. Tüm Hakları saklıdır. | ajansuniversite.istanbul.edu.tr Sitemizdeki haberlerin izinsiz kopyalanması yasaktır.

web site hit counter